Login to your account

Username *
Password *
Remember Me

Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz'a haftanın yorumu: 'Bu 3. sezon olmadı'

Eki 18, 2017

Dizi Gazete yazarı Dilek Doğu'dan haftanın Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz yorumu

Kimsesiz Yaşar & Vicdan

Bölüm yorumlarına nasıl başlasam hiç bilemiyorum. Pek bir şey bulamadım başlangıç olarak açıkçası. Bir tat alamadım ve eski heyecanı bulamadım. Oysa eski bölümlerde galeride aşağıdaki konuşmalar bile bir farklı idi. Ya da fidanlıktaki sohbetler. Şahin Ağa, Civciv, Vehbi, Enişte karakterleri daha ön planda idi. Zaten şu an ikisi yok. Kalanlardan Tipi, Ateş, Şahin Ağa, Enişte ve diğerleri artık çok az çıkıyorlar. Hatta Tipi geçen bölüm hiç çıkmadı. Evet diziye yeni oyuncular lazım, yeni renk yeni heyecan lazım ama bu eski karakteri unutmadan olmalı. Ben çok özledim şahsen Reis’in pazar sabahları tüm aileyi toplayarak, kendi elleri ile onlara kahvaltı hazırlamasını ve o sohbetleri. Yüzümüzü güldüren ufak tefek atışmalarını. Şimdi ‘Aman sen de sanki dizininin içindesin de o anları neden özlüyorsun’ dersiniz. Ama anlatmak istediğim eski bölümlerdeki özen ve heyecan yok, dostluk ve arkadaşlık yok. Hatta o eski bölümlerdeki aile bağı bile yok. Ender’in sürekli üzerinde  bombalar ile dolaşmasını, bunu kimseden saklamamasını bile özledim.

Meryem ne kadar aileyi, bir araya toplayıp arayı buluyormuş değil mi? Yüzü hep gülen bizleri de gülümseten Meryem’i geri istiyorum ben. Başı sürekli dimdik olan, sadece kendi evini değil tüm aileyi çekip çeviren Meryem’i özledim. Lütfen geri dön Meryem.

Geçen bölüm sonu yazmıştım. Kimsesiz Yaşar, Nato’cu Ekrem ile işbirliği yaparak kardeşi Teoman’ı öldürttü, polisler ile iş birliği var o nedenle hapiste kalmazlar diye. Yaşar, her türlü herkesi masada sinir etmeye bire bir. Masaya oturur oturmaz Ünal Bey’i, Hızır Reis’e ihanet ile suçladı. Asım senin kulağına ne dedi diye başladı. Hızır Reis, ihanetle bitti derken masadaki herkesi yanına çekiverdi Yaşar. Daha önce yazdığım gibi Yaşar ile İlyas çok yakında sırt sırta verip baskına giderler. Bekliyoruz.

Hayriye Anne’nin muhabbetleri de artık beni çok germeye başladı. Herkesi birbiri ile yakıştırması, sürekli bir planlar içerisinde olması çok saçma değil mi sizce de? Bu dizide herkes bir tuhaf oldu. Meryem ayrı havalarda. Hayriye Hanım da öyle keza. Ama Ömer en fenası. Allah aşkına sayın senaryo ekibi, bu dizi Türkiye’de yayınlanıyor farkında mısınız? Evet bu bir mafya dizisi biz de yorumlarken öyle yorumluyoruz. Ama siz de daha küçücük bir çocuk üzerine fazlaca mı gidiyorsunuz acaba? Toplum olarak dizilere bağımlılığımız malum. Dizlerdeki karakterleri örnek aldığımız, hatta bazı karakterleri gerçekten varmış gibi yaşıyormuş gibi zannettiğimiz bir hale geldik. Şimdi bu diziyi izleyen gençler Ömer’i örnek alırsa ne olacak. Lütfen artık Ömer karakteri üzerine oynamayı biraz azaltın. Kötü örnek olmayalım ekran başındaki gençlerimize.

Ekrem ve Selda’dan ne işler çıkacak çok merak ediyorum. Selda’nın pek normal olmadığını zaten geçen bölümde anlamıştık. Ama detaylarını çok merak ediyorum ben. Şahsen; Hayriye Hatun’un aksine; Hızır Ali’ye uygun olmadığını düşünüyorum. O yemek masasındaki herkes gibi yani.

Selda ve Hızır Ali demişken, aklıma takılan bir şey var. Bunu da yazmadan geçemeyeceğim. Şimdi geçen bölümün sonunda Selda, Hızır Ali’ye babamlarla bir şeyler yiyelim dedi mi dedi. Silahı buldular mı buldular. Silahı Hızır Ali mi koydu evet. Peki, tüm bu olaylar olduğu esnada Hızır Ali nereye kayboldu o otel odasında? Selda oradaydı bu çocuk neredeydi? Meryem, bunları eve davet etti, yemekteler. Ama Reis, oğlunu çağırıp ta bir sormadı, Oğlum size ne oldu, orada neler oldu, bu silah nasıl açığa çıktı değil mi? Kafamızda bir sürü soru ile kaldık. Cevaplandı mı? Hayır. Peki biz izleyici olarak bu belirsizlikleri seviyor muyuz? Kesinlikle hayır? Bu 3.sezon pek olmadı mı ne sizce de?

Böyle giderse bu son sezon olacak gibi duruyor. Şimdi hemen demeyin ‘sende hiç beğenmiyorsun, hep mi kötü’ diye. Tabi ki hayır, bu dizinin en sıkı takipçilerinden biriyim ve tam tersine  büyük merak ile beklerim her bölümünü. Sadece üzülüyorum ben bu gidişata.

Şimdi bu fidanlıkta dönen oyunlara ne diyelim? Hızır Reis herkesi fidanlığa yolladı, kendisi dostu Yaşar ile operasyona gitti. Ben sevdim bu Yaşar karakterini. Her ne kadar fazlası ile kaçık olsa da en azından dürüst. Her şeyi herkesin yüzüne söyleyiveriyor. Hiç kimseden çekinmiyor. Kimsesi yok ki adamın, kimden neden korksun. ‘Varsa benden iyisi öldürünce benim yerime o geçsin’ diyecek kadarda mütevazi bir kişilik. Şimdi Yaşar, Reis ile operasyona da gittiğine göre,iyiden iyiye oldu bu iş. Çakırbeyli ailesi bir dost daha kazandı gibime geliyor.

Fidanlıkta, Enişte-Hurşit çatışmasına dikkat ettiniz değil mi? Ben size bu Hurşit ilk diziye katıldığında Hatice’ye sevdalıymış bu eskiden demiştim değil mi? Bu çekişme ne zaman kim tarafından sona erdirilecek meraktayım. İlyas ve diğerlerinin yaşayacağı şok ve yüz ifadesini de şimdiden merak ediyorum.

Maalesef  bu bölüm için çok yorum yapamadım. İstediğim gibi genel olarak çok da değişik bir konu olmadı zaten. Daha çok geçen bölümden cevapsız kalan sorular, bu bölümde de sonuçsuz kaldı,  merakta kaldık. Selda ne işler çeviriyor öğrenemedik. Bu dizi bu şekilde nereye kadar gidecek bilemiyoruz.

Meryem silkelen kendine gel. Hızır Reis sen de eşine yardımcı ol,Ömer’in gidişine bir dur de artık.Bu arada artık bu Ceylan’ın gerçek kimliği ve görevi nedir birisi açıklasın. Nevzat’a, Ünal Bey’e emir verip onları yönlendirdiğine göre bayağ bir istihbaratta yeri var anlaşılan. Nedir ne değildir bize de açıklayın artık. Yoksa ilk geldiği günler Meryem’i eleştiren Ceylan’a ne oldu? Hangisi gerçek? Sadece oğlu için yaşayan, her şeyden uzak duran, İstanbul’dan, Reis’ten bile kaçan Ceylan mı? Yoksa ölüm emirleri veren Ceylan mı?

İşte yine kafamızda soru işaretleri ile kalan bir bölümün yorumun sonu daha. Hep beraberce 24 Ekim Salı akşamına kadar beklemek zorundayız. Salı akşamı saat 20:00 atv’de sonrasında yorumlarla buluşana dek kendinize iyi bakın ve sevgiyle kalın .