Login to your account

Username *
Password *
Remember Me

DiziGazete.com Yazarı Dilek Doğu'dan Çukur'a haftanın yorumu: Sen Benim Kim Olduğumu Biliyor musun

Sen benim kim olduğumu biliyor musun. Bu cümleye de gıcık olurum. Şahsen bana birisi böyle söylese .Bu cümleyi kursa vereceğim cevap şu olurdu (ah yazık hafızanı mı yitirdin Alzheimer mı oldun kim olduğunu bilmiyor musun ) . Aman neyse ki böyle insanlar yok çevremde çok şükür.
Sultan anamızda eve döndü . Şimdi artık her şey Sultan anaya bağlı. Tahminimce iyi olacaktır o da. İlk anda intikam hırsı ile yanıp tutuşsa da sonradan alev minicik bir kıvılcım oldu. Hem de sönen bir kıvılcım. Ama şimdi iki haftadır Sultan ana üzerinde dönüyor ya konular. Benim bir şey dikkatimi çekti. Bu oradan oraya zıplayan çatıdan çatıya hoplayıp atlayan gençler var ya artık onların arasın da kızlar da var. Aslın da hem güzel bayanlara dikkat çekilmesi. Onlarda var bu gençlerin arasında denmesi kızların dışlanmaması yani güzel. Amma velakin ben gençlerimizin pekte kötü örnek almaması tarafındayım bazı şeylerin. Malum günümüzde gençler çok çabuk gaza geliyorlar. İnşallah bu kez de öyle olmaz diyelim.

Sultan ana ve Nedret şimdilik Saadet’i affetti. Tabi ki yamaç sayesinde affettiler. Ama zaten yazık değil mi Saadet’e . Ben ona ve Salih’e Vartolu Sadettin’e çok üzülüyorum. Sevgili senaristimiz lütfen ama lütfen bu dizinin sonunda onlar için mutlu son olsun. Bırakın gitsinler . Uzaklara çok uzaklara onları kimsenin bulamayacağı yerlere gitsinler. Bahçesinde domates biber yetiştirebilecekleri kiraz ağaçları olan bir yere gitsinler . Ama Medet onlar ile gitsin. Hatta o da evlensin onun da hakkı bu kadar olaydan sonra değil mi mutlu olmak.

Ya bu Ayşe hiç mi akıllanmaz. Sen nerdeyse kızını kocanı kaybediyordun. İkisi de ölümlerden döndü.. Kocan seni terk etme kararı verdiğinde sen bu Cemal’e resmen yüz verdin . Gittin son çarede olsa adamın evinde kaldın Oysa ki yamaca gidip yardım isteyebilirdin. Adam da sana tutuldu. Ne olacak şimdi . Nedret ile bir oldunuz Saadet’in başını yakacaksınız. Hem Cemal’e hem Saadet’e haksızlık bu yaptığınız. Gerçi böyle davranmaya devam eder ise bu Cemal’de pek uzun süre sağ kalmaz oda ayrı bir mevzu zaten. Peki tüm bu saadeti evlendirme işini Vartolu Sadettin öğrenince ne olacak. Bence işte o zaman yer yerinden oynayacak bakın görürsünüz.
Bu Meliha kim dizinin ilk bölümünde sayın Bülent Ersoy’unda konul-k olduğu sahnede ufak bir sahnesi geçmişti Meliha’nın . Masada resmi sanat müziği eşliğinde. Bakalım İdris babanın bu Meliha ile ilgisi ne. Bence sevgilisi olamaz kardeş desek bilemedim ailesi ölmüştü. Bakalım bir iki bölüme belli olur.

Selim bence artık ihanet etmez yamaca . Oda sanki artık ailesinden yana olacak . Belki de bu uğurda canını verecek. Ama artık pişman ihanet etmez. İçinizde bir kere ihanet eden bir daha eder diyenleriniz var eminim. Zaten bende kararsızım % 70 diyorum ama hangi fikir ağır basıyor siz karar verin.

Doğum günü sahnesi çok sönük kaldı sanki. Ben daha heyecanlı bir şeyler bekliyordum. Bir aksiyon bir heyecan katılmalı idi. Ama gene de Sena’nın planları iyi idi. Gerçi bir ailede doğum günü kutlanması neden abartıldı onu anlayamadık. Artık günümüzde İstanbul’da hele de bu tarz ailede gayet normal doğum günü. Tabi ki kutlamayan karşı olan günah sayan . Hatta ve hatta sadece kız çocuğu olduğu için doğum gününü kutlamayan aileler var bunun da gayet bilincindeyiz . Maalesef tüm bunlar hala günümüz gerçekleri. Ne diyelim herkesin kendi kararı özgür iradesi diyelim. Bizim fikirlerimize nasıl saygı istiyorsak herkese saygı duyalım değil mi.

Sizce Sultan ana ne diyecek. Medet için racon kesip öldürtecek mi. Hiç sanma Medet gayet sağlıklı çıkacak o evden ve affedilecek. Mahallede artık özgür dolacak. Zaten artık mahalle Vartolunun eline geçmek üzere amma velakin bu Vartolu. Mahalleyi ele geçirse de bence o gerçek bir Koçavalı. Eninde sonunda babasının ve kardeşlerinin yanında yer alacak. Yani Avukat Nazım’ın karşısında .Emrah amirinde tabi ki. Ama zaten hala söylüyorum bence beyefendi ölmedi .Bakın o hortlayıp gelecek. Nazım’ın canını okuyacak. Şu an iyileşme ve dost düşman tanıma aşamasında o. Bir gelecek pir gelecek dönüşü muhteşem olacak beyefendinin diyorum.

Fragmanda pek heyecan yok gibi inşallah bir hareket olur. Bizlerde ekran başında Vartolu Sadettin gibi şekersiz kahvemizi yudumlar iken yeni bölümü izler yorumlarımızı yazarız. O zamana dek kendinizi iyi bakın sevgi ile kalın.

 

Show TV’nin yeni dizisi 'Servet' 12 Nisan Perşembe akşamı (yarın) ekran yolculuğuna başlayacak.

Yarın akşam izleyici ile buluşacak olan 'Servet'in yapımını Ortaks Yapım,yapımcılığını Müge Turalı Pak, Melda Perahya Yalçın ve Mehmetcan Yüksel’in üstleniyor.

Proje tasarımını Birsel Çıkıncı’nın yaptığı dizinin senaryosunu da Murat Boyacıoğlu’na ait. 

Dizinin yönetmen koltuğunda ise Emir Khalilzadeh oturuyor.

Genç jenerasyonun gözde oyuncularından Yusuf Çim ve Bahar Şahin’in başrollerini paylaştığı Sevet'in kadrosunda ayrıca Ali Sürmeli, Arsen Gürzap, Tülay Günal, Kanbolat Görkem Arslan, Baran Bölükbaşı, Cemre Gümeli, Alicia Kapudağ, Barış Yalçın, Bora Cengiz, Evren Duyal, Bekir Çiçekdemir, Deniz Atam, Ahmet Kaynak, Kadim Yaşar, Selahattin Töz, Miray Akay gibi güçlü isimler de yer alıyor.

Servet dizisinin ilk bölümünün konusu da şu şekilde:

Kudret Fettah, işlediği büyük günahı ona hatırlatan bir mektup aldığında, iyilikle kötülük aynı anda harekete geçer. Gerçek değerini bilmediği bir araziyi, henüz adını bile bilmediği torununa vasiyetinde bırakan Kudret, Can’ı da onu bulması için görevlendirir.

Yaşadığı Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan ayrılmak zorunda kalan Ferah, Narin ile Korkmaz’ın ardından Adana’dan İstanbul’a gitmek zorunda kalır.

Henüz haberi olmadığı dev serveti Ferah için tehlikelerle dolu bir hayat kavgasının başlangıcı demektir.

Yener ve annesi Belkıs, babasının gizlice hazırlattığı vasiyetin içinde bulunduğu kasayı açmak için harekete geçmiştir. Yener’in açacağı kasadan ellerinden kayıp gidecek olan dev bir servet değil, bitti sanılan büyük düşmanlıklar, birbirlerinden nefret eden aileler, insanların güç ve para uğuruna yapmaya gönüllü oldukları kötülükler de çıkacaktır.

 

 

 

DiziGazete.com Yazarı Dilek Doğu'dan Show TV dizisi Çukur'a haftanın yorumu:

Bana Derler Elvis

Aramıza hoş geldin Saygın Soysal. Valla itiraf edeyim özlemiştim seni. Kara Para Aşk’tan sonra izleyemedim kendi adıma seni . Ama sanki biraz kara para aşk kokusu vardı buradaki karakterde. Orada nasıl Tayyar adamı öldürüp bir kasap gibi eti kemikten ayırıyor ise. Şimdide burada Elvis aynısını yapıyor. Hem de ustasından öğrenmiş. Fazlası ile İçerde dizisi kokan dizimize şimdi de K.P.A kokusu bulaştı  Ne diyelim hayırlı olsun. Yine de ben sevindim Çukura katılmana . Hoş geldin sefa geldin. Hoş geldin ama bu alemde kadın kaçırmak var mıydı ? Benim bildiğim Koçavalılar kadına zarar vermez. Kadınlarına zarar gelsin istemez. Bakalım bu hamlenin karşılığı ne olacak.

Hoppa haydi bakalım sadettin başla yine yeniden koşmaya. Koş Sadettin koş. Ne zaman nereye koşacaksın bakalım. Peki neden bu kadar kadın kaçırmaya kadar geldi olaylar. Neden bu kadar. Tek düze olmaya başladı. Aynı Yamacın sürekli, dinlediği dans ettiği şarkısında olduğu gibi. Hani diyor ya orada bu hayatın heyecanı meyecanı yok diye. İşte tam da onun gibi. Dizinin heyecanı meyecanı yok artık .Evet bolca aksiyon heyecan var. Şimdi inkar etmeyelim ama bir şeyler eksik. Ne bilemiyorum ama eksik. Hatta yazacak kelimeleri bulamıyorum artık. Kadınların kaçırılması. Sena’nın annesine değil Sultan hanıma sarılması. Çok ama çok klasik sahneler değil mi.
Çok etkilendiğim bir sahne vardı tabi ki. Oda sizlerin de tahmin ettiği gibi Aliço sahnesi idi. Askerlik arkadaşını yakalaması. Onu kendi evine barakasına hapsetmesi . Ve Hale’nin ses kaydını dinletmesi. Hepsi ayrı ayrı güzeldi. Ama Hale’nin ses kaydında söyledikleri Aliço kadar beni de bitirdi . Nasıl da güzel duygusal anlatmış duygularını Hale. Keşke ölmeden önce anlatabilse imiş tüm bunları. Bunları duyan defalarca dinleyen Aliço ne yapsın. Şu anda ne yaparsa yapsın sonuna kadar haklı bence. Evet bende bu tarz olayları destekleyen birisi değilim. Ama bir kadının hele ki masumun kanı akmış ise. Kısasa kısas diyorum. Madem göze aldın katil oldun sonun da böyle olacak değil mi.

Emrah amirim kardeşini ve annesi Güzide’yi kurtarmak için geldiği yerde Yamaç’lara yardım edecek mi? Her şey anlaşılacak mı. Yani Sena ve Emrah’ın kardeş olduğu . Yamaç buna ne tepki verecek.

Peki Nazım’a ne diyorsunuz. Valla ne diyeyim bu denli bir aksiyon ondan beklemez idim O hepten kafayı yemiş baksanıza . Kendi kendine satranç oynamalar .Herkese ayrı ayrı tuzak kurmalar. Babasına kardeşi Emrah’a . Selim ve Sadettin’e herkese ayrı ayrı tuzak kuruyor. Elvis’e yardın ediyor. Elvis zaten insan kasabı olan bir psikopat. Geri oda beyefendi ile bir bağı olan birisi ama . Bu bağ ne anlamadık henüz. Zaten ancak haftaya anlarız. Şimdi babasını kendisi kaçırıp bağlayıp . Karşısında satranç oynayan kendine beyefendi dedirten Nazım’a ne olacak. Babasını öldürmeyi becerecek mi. Yoksa ava giden avlanır misali olan kendisine mi olacak. Cevaplar maalesef önümüzdeki hafta yeni bölümde.

Bu yeni Elvis karakterimiz diziye renk kattı mı kattı. Gizemli bir havası var mı var. Ama anlaşılan oda dışlanmış eziyet görmüş bir çocukluk geçirmiş. Peki tüm bu acı çeken eziyet gören çocukların hepsi mi buraya toplanmış. Yamaç sorunlu çocukluk gençlik yaşamış . Selim ha keza öyle. Vartolu anlatmaya gerek yok . İdris baba zaten öyle. Ailesi gözünün önünde katledilmiş. Şimdi bir de Elvis Yılmaz’ımız çıktı başımıza. Bakalım ne sorunlar yaşamış nelere gelmiş başına. Ama bu kadar da tesadüf olmasın . . Acı çeken bir çocuk daha olmasın dizide . Bırakın daha çocukluktan psikopat olan bir karakter çıksın karşımıza. Şaşıralım biraz. Üzülüp ağlamayalım. Bir karakterden de nefret edelim . Ki Saygın Soysal bunu başarabilir. Oyunculuğu başarısı tartışılamaz genç yeteneklerden birisi kendisi yüreğine sağlık. İyi ki geldin renk kattın.

Şimdi bundan sonra ne olacak Elvis neler yapacak Nazım ne yapacak ben şahsen en çok onu merak ediyorum. Bu kadar kişiye ihanetinin bedeli ne olacak. Bence babasından intikamını o almalı . Tabi ki hiçbir evlat baba ilişkisi böyle olmamalı. Biz sadece diziye renk katması açısından diyoruz. Ayrıca son derece başarılı bir oyuncumuz olan Ahmet Tansu Taşanları ben şahsen ben ilk kez böyle bir rolde izledim . Ve çokta beğendim . Tebrikler emeğinize sağlık. Ne diyelim önümüzde ki hafta yeni bölüm yeni yorumlarda görüşene dek kendinize iyi bakın sevgi ile kalın

 

DiziGazete.com Yazarı Dilek Doğu'dan Çukur'a haftanın yorumu:

Havada Aşk Kokusu Var

Yazık değil mi bu saf temiz kalpli Aliço’ya neden onu bu kadar üzdünüz. Onun gözünden akan tek damla yaşa değdi mi aldığınız reyting. Bende biliyorum bu bir dizi burada olanlar hayal ürünü. Sadece birer karakter. Amma velakin yapmayın böyle temiz kalpli saf insanları bu şekilde dizide de olsa üzmeyin. Bizleri de ağlatmayın. Değmez inanın iki reytinge değmez kalpleri böyle acıtmak sızlatmak.

Peki ya Salih ve Sadiş onların imkansız aşkı. İlk karşılaşmaları. Sadiş zaten yeterince acı içinde idi. Neden daha fazla bu acı. Ne zaman kavuşacaklar bu zavallılar.
Bu gazeteci kızımız kime benziyor. Nedir benzerlik . Beyefendi neden Hale’yi yolladı onların yanına. Planları ne idi. Aman lütfen oda kızı yada bir akrabası çıkmasın sakın. Sakın sakın kardeşinin kızı falan olmasın . Aman diyelim.

Ya ama Selim ve Salih kardeşlerin buluşması Selim’in gerçekleri öğrenmesi çok güzeldi. Selim ilk önce inanmasa da hemen anladı doğru olduğunu. Sahne süper olmuş yazanında oynayanında emeğine sağlık.
,
Aliço’nun bir şeyleri anlayıp delil araması çok güzel değil miydi sizce de. Tek tek resimleri araştırıp bulması. Hepsini gerçek bir criminal uzmanı cinayet masası komiseri gibi araştırması süperdi . Zaten hep söyledim sizlere bu dizide Aliço favorim. Ama oda anladı her şeyi tek tek inceledi. Gazeteci kıza kim ateş etti anladı. Hem de bir horoz şeker sayesinde. Bakalım şimdi önümüzdeki hafta bu keskin nişancı şekerci adam kimmiş. Kim canlandıracak.

Bu Baykal Güzide Emrah komiserim üçlüsünü geçmişe dönük hesaplaşmaları. Ve bir birlerine olan öfkeleri gerçekleri bayağı ilgi çekici olmaya başladı. Aslında parça parça eskiye dönüş yaşandığı için çokta net değil tüm olanlar. Anladık Emrah Baykal ve Güzide’nin oğlu. Güzide onu tutuklatıp kendisi evlat edinmiş. Ama neden sebep ne. Bunlar neden ayrılmış aralarında ne geçmiş . Nazım’ın annesi kim ne olmuş Nazım ondan neden ayrı. Zaten Nazım 18 yaşında bulmuş babasını. Şimdi neden onun yanında annesi ile değil. Bu ikisi kardeş biri emniyet amiri diğeri avukat. Ama anlaşılan her zaman Emrah kıymetlisi olmuş. Nazım dışlanmış. Ama şimdi sıra Nazım’da İntikam saati geldi çattı bence. Bunca senenin dışlanmışlığın intikamını alacak Nazım demedi demeyin.

Ya bu arada bu Koçavalılar ve dolayısı ile mahalle sakinlerinin hepsi maddi sıkıntı içerisinde idi. Hatta tapu ipotek edip para aldılar. Şimdi bu Yamaç nasıl gidip o kadar para verip gitar aldı. Hani bu kadar zordalarsa bir gitara o kadar para verilir mi . Tamam maddi durumun müsait ise verilir. Müzik ruhun gıdasıdır müziksiz yaşanmaz. Ama sanki bu durumda iken canları gibi sevdikleri aile bildikleri mahallede yaşayanlar bu kadar darda iken olmadı bu iş.
Celasun mahalleye evine döndü annesinin elini öptü, helallik aldı. Mahallede Muhittin tıraş bile etti onu. Artık bilemesi gereken kişiler onun hain olmadığını biliyor. Amma ve lakin İdris baba ve Celasun sohbeti çok ama çok güzeldi. İdris babanın Celasun’a verdiği önce nasihatler. Sonrada silahını masaya koyup oğullarımı öldürtmem önce beni öldür demesi de izlenmeye değer sahnelerdi.

Ama benim gecedeki en beğendiğim sahne Vartolunun sözde kaçırılması. Gaz odasına kapatılması. İşte tam o anda beyefendinin kulağına takılan wolkman den başlayan rock ın roll çalması idi. Kardeşler birleşti şimdilik te olsa beraberler.. Ama kabul edelim beyefendi fena faka bastı. Üstelik onu satan kendi öz oğlu Nazım. Ama ben size diyorum Baykal’ın sonu oğlu Nazım’dan olacak diye . Değil mi kaç kez yazdım size neyse boş verelim şimdi bunu. Ama geçen bölümde hatırlarsanız Cumali ve Selim’in oğlundan bahsetti İdris baba. Şimdi onlar çıkıp gelecekler anlaşıldı bu. Peki onlar bu hem düşmanlığı hem kardeşliği nasıl karşılayacaklar. Ben artık Cumali karakterinden vazgeçtim merak etmiyorum. Neden demeyin sakın . totem yaptım çok merak ettim gelmedi. Merak etmez isem gelir diye vazgeçtim.

Ama gene de artık gelse iyi olur benim kadar çok kişi artık sabırsızlanıyor bu konuda. Birde Selim’in oğlu çıktı başımıza. Şimdi birde onu bekleriz acaba kim canlandıracak kim çıkacak diye. Oda hapiste olduğuna göre pekte normal birisi değil. Ama biz bu güne kadar Ayşe’nin ağzından bir kez olsun oğlum lafını duymadık. Bir anne evladını özlemez mi onu görmek istemez mi . Ya çok büyük olaylar ile girdi hapse adını anmak yasaklandı evde ki bu zor bir ihtimal. Çünkü İdris baba torununu sürekli takipte. O zaman geriye bir ihtimal kalır Ayşe’nin oğlu değil. Selim’in başkasından olan oğlu. Bence bu daha kuvvetli bir ihtimal bakalım göreceğiz izleyip.
Evet bu bölümün sonu hariç çok heyecan dolu değildi bence. Ama önümüzde ki hafta çok güzel olacak bence. Biz şimdiden yorumlamaya hazırız sizlerde izleyip yorumları okumaya hazırsanız hem yarın yorumlarda hem de yeni bölümde görüşmek üzere. O zamana dek kendinize iyi bakın sevgi ile kalın.

Show TV'nin MF Yapım imzalı yeni dizisi 'Tehlikeli Karım'ın yayın günü belli oldu.

Kadrosunda; Seçkin Özdemir, Gonca Vuslateri, Bige Önal, Mustafa Üstündağ, Nilay Erdönmez, Erdem Akakçe, Fatih Dönmez, Ceren Soylu, Bihter Dinçel gibi oyuncuların bulunduğu dizi 25 Mart Pazar akşamı yayın hayatına başlıyor.

Yönetmenliğini Çağrı Bayrak’ın yaptığı Tehlikeli Karım'ın  senaryosunu da Nalan Merter Savaş ve Vilmer Özçınar imzası taşıyor.

Dizinin yayınlanan yeni tanıtımında; Alper (Seçkin Özdemir) gözyaşları içinde düğün görüntülerini izliyor. Karısına bir şey yapmadığını savunan Alper, karısı Derin’den (Gonca Vuslateri) giderek uzaklaşıyor. Sevgilisi Seda’nın (Bige Önal), Alper’e “Ben diyorum ki zehirleyelim!” sözleri dizinin gerilim dolu hikayesinden ipuçları verirken, Polis Fırat’ın (Mustafa Üstündağ) “Fakir oğlan zengin kızla evlenir. Sonra kendine bir sevgili yapar. Ne paradan vazgeçer ne de sevgiliden!” sözleri dikkat çekiyor. Derin ve Alper’in romantik anları heyecanı yükseltirken, karı kocanın birbirine verdiği “Ölüm bizi ayırana dek asla ayrılmayacağız” sözünün nelere sebep olabileceği merakla bekleniyor.

Tehlikeli Karım dizisi 1. bölüm fragmanı

 

Ay Yapım'ın Puhu TV'de yayınlanan ve Türkiye'de internet dizileri sektörünün önünü açan 'Fi' televizyon ekranına taşınıyor.

Geçen hafta Puhu TV'de final bölümü ekrana gelen dizi Show TV'de izleyici ile buluşacak.

Yönetmenliğini Mert Baykal’ın üstlendiği, Azra Kohen’in çok-satan Fİ-Çİ-Pİ üçlemesinden uyarlayarak Nüket Bıçakçı ve Özlem Yücel’in senaryolaştırdığı Fi 22 Mart Perşembe akşamı Show TV'de başlıyor.

İzlenme oranlarıyla dikkat çeken ve yurt dışına da satılan Fi'nin kadrosunda; Serenay Sarıkaya, Ozan Güven, Mehmet Günsür, Berrak Tüzünataç, Büşra Develi gibi oyuncular yer alıyor.

 Fi dizisi Show TV tanıtımı 

DiziGazete.com Yazarı Dilek Doğu'dan Çukur'a haftanın yorumu:

Ben Acı Çekerken Sen Neredeydin Babam

Artık beyefendi ve Koçavalılar arasında ki savaş başladı. Savaş zaten vardı diyeceksiniz evet vardı. Amma velakin gizliden gizliye vardı. Beyefendi hep arka planda idi. Şimdi tüm kozlar açık oynanacak. Bakalım bundan sonra neler olacak. Ne yalan söyleyeyim ben Nazım’a çok üzüldüm. Tamam hiç normal bir insan değil oda ama. Yazık o da Vartolu gibi dışlanmış istenmeyen bir çocuk. Size gene söylüyorum bu beyefendiyi Nazım öldürecek. Zaten oda içinde bulunduğu durumdan kurtulmak için babasını değil Selim’i aradı. Bakalım Selim’in bundan sonra ki durumu ne olacak. Zaten benim asıl merak ettiğim konuda bu. Şimdi Yamaç tüm bu bağlantıları çözecektir. Şimdi Nazımda Selim’de fare gibi kapana kısıldılar. Şimdi daha da hareketlendi dizimiz. Selim en başından beri anlamış. Nazım’ın beyefendinin oğlu olduğunu. Tabi ki ikisi de aynı tüm acılar dışlanmışlıklar aynı. Ah be ah çok çektiniz sizde çok. Ama Salih sen asıl sen neler yaşamışsın sen öyle. İlk önce annesiz kaldın. Baban seni istemiyor sanarak büyüdün bunca sene . Dedenden yediğin dayakların acısı hala içinde saklı belli. Sonra deden öldü dayaktan kurtuldum derken aç sefil kaldın o evde . Kaçmak zorunda kaldın evinden. Sonrasında başına gelen şeyleri yazmaya elim varmıyor. Günümüzde yaşanan bu olayları dile getirmesi çok zor. Evet biliyorum sessiz kalmakta aynı şey, ama lütfen sadece dizimizin yorumlarında sessiz kalmama müsaade edin . Çünkü artık ne vicdanım dayanıyor nede midem kaldırıyor bu olayları. Zaten paylaşımlarımdan tepkimi bilenler bilir. Bu yüzden müsaadeniz ile sadece bu sefere mahsus bu kısımları es geçeceğim yorumlarımda af ola.

Ama İdris baba ve Vartolu Sadettin (Salih) yüzleşmesi çok güzel sahneler idi. Vartolu anlattı baba ağladı. Baba anlattı Vartolu ağladı. Meğerse babamda bilmezmiş beni diye anladığı sahnede olan bakışları çok güzeldi. Ağlattınız bizi ekran karşısında baba- oğul. İçim cız etti. İdris baba son sözünü söyledi ya git benim oğlum ol. Ya kal düşmanım ol. Bundan sonra olacak her şey artık Vartolunun elinde. Ya şeytanı onlara getirecek gerçek bir Koçavalı olacak. Yada bu lanet iş birliğine devam edip Vartolu Sadettin olarak ölecek. Benim gönlüm de hislerimde onun baba-oğul-kardeşçe yaşamasında. Vartoluda artık bir Koçovalı olsun .
Şimdi herkes tabi ki gecenin bombası hakkında ne yazacağımı bekliyor .Valla bende ne yazacağımı tamda bilemiyorum çünkü bende şaşkınım. Evet bende sizler kadar beyefendinin çevirdiği işlerin altından bir şeyler çıkacağını biliyorum. Nazım’a bu kadar kötü davranmasının onu dışlamasının çok farklı bir sebebi var diye yazmıştım . Ya gerçekten oğlu değil yada onu reddetmesinin başka sebebi var demiştim sizlere. Amma velakin Emrah amirin onun oğlu çıkacağını hiç düşünmemiştim. Meğerse onun gücü babasından geliyormuş . Ve annesi Sena’nın annesi imiş. Yani Sena ve o aslında kardeş karındaş . Ama çocuğunu önce evlatlık veren sonra evlatlık gibi geri alan bir kadın nasıl bir annedir . Nasıl bir psikolojiye sahiptir bilemedim. Ve Emrah komiserin Güzide annesini bu kadar dinlemesi onun sözünden çıkmaması çok enteresan. Yoksa Emrah komiserimiz gerçekleri biliyor da bilmezden mi geliyor. Çok enteresan bir aile sonuçta hepsi. Ne diyelim Allah hepsine akıl fikir ihsan eylesin.
Canım Aliço’m sana üzüldüğüm kadar kimseye üzülmedim sanırım bu dizide. Aşık oldun diye çok sevinmiştim. Bu aşk yürümez desem de içimde bir yerlerde gazeteci kız tarafından sevilmeni delice istiyordum. Hatta belki Aliço iyileşir bile diye düşündüm. Ama gazeteci kız öldü hem de onun yanında .Çok üzgünüm sevda bir kez daha yenik düştü .
Peki şimdi Nazım ile Selim iş birliği yapacak mı . Beyefendinin yanında olan Nazım bundan sonra babasının kuyusunu kazacak mı. Bunu hiç birimiz bilemeyiz tabi ki. Amma velakin tahmin isterseniz. Evet bence Selim ile iş birliği yapacak yapmalı yapmak zorunda . Bu Baykal’ın artık sonu gelmeli.
Peki sizi en çok duygulandıran sahne hangisi idi. Şahsen benim Vartolu serbest kaldıktan hemen sonra annesinin mezarında yaşadığı şok idi. Vartolunun sürekli söyleyip yaptıramadığı annesinin mezarını yapılmış şekilde bulması idi. Sadettin ’cim bak senin yapamadığını kardeşin yaptı. Annenin mezarını yaptı sana da kapak oldu sanki bu biraz. Gerçi kardeşin mi yaptı baban mı bu işi ben pek te emin değilim. Onu da öğrenir anlarız elbet. Valla Medet Vartolu kavuşması da çok güzeldi. Medet ’in ilk önce delirip ateş açması sonra her zaman ki klasik olayı. Vartolu Sadettin’in üzerine düşüp kalması. Bu kez Vartolu bu işte son noktayı. Medet bizimkiler artık bu işin adını koyun dediği an ben koptum. İki dakika önce gözümden yaş gelir iken . Şimdi kahkahalara boğuldum. İşte gerçek oyunculuk budur. Ağlatırken güldürebiliyor ise bir sanatçı ayakta alkışlanmayı hak etmiş demektir.

Sayın Erkan Koçak Köstendil ve Mustafa Kırantepe’yi tebrik ediyorum. Emeklerinize yüreğinize sağlık. Her ikinizde kocaman alkışları hak ettiniz her zaman olduğundan daha fazla hem de.

Şimdi Vartolu her ne kadar meydan okumuş gibi gözükse de bence değil. Tam tersi buda bir oyun olacak. Beyefendiye karşı oda birleşecek ailesi ile. Artık onunda gerçek bir Koçovalı olma zamanı geldi. Tabi bu arada artık onlarında gizli bir silahı var. Daha doğrusu artık İçerde bir elemanları var Nazım. Bakalım Nazım her ne kadar Şu an içerde gözükse de sonradan caymaz inşallah.
Bu arada birkaç bölümdür çıkmayan yada az çıkan karakterler var . Mesela Sultan anne yada Nedret ve kızı Akşın yada Saadet nerede bu oyuncularımız. Neden çıkmıyorlar. Diziden koptuklarını pek sanmıyorum. Ama önümüzde ki bölüm belli olur sanırım oda. Şahsen kendi adıma Selim’de huzura kavuşsun aklansın mutlu olsun eşi ve çocukları ile istiyorum. Bakalım yaptıkları yanında kar mı kalsın demeyin. Yamaç’ın önüne atlayarak abiliğini yaptı o. Kardeşinden vaz geçmedi. Bundan sonra akıllı olarak huzurlu olmak onun da hakkı bence.
Yine maalesef geldik bölüm yorumu sonuna .Zannımca haftaya bizleri aksiyon heyecan dolu bir bölüm bekliyor. Bizler ben izlemek yorumlamak için hazırız. Eğer sizler de okumak için hazırsanız bekleriz. Takipte kalmanız yeterli. Haftaya yeni bölüm yeni yorumlar da buluşana dek kendinize iyi bakın sevgi ile

DiziGazete.com Yazarı Dilek Doğu'dan Çukur'a haftanın yorumu:

Evin Direği Ben Benim Direğim Annen İdris baba bir ölümü daha kaldıramaz artık. Yeter zaten artık dizi başladığından beri adam hep acı hep acı yeter adamada yazık. Başka kimsede kalmadı mı . Biraz da beyefendi acı çeksin mesela. Çukurda ki herkes yeterince acı çekti bence. Bu göz yaşları neden İdris baba . O gözü yaşlı adamı görmek istemiyoruz biz. O her zaman dimdik ayakta duran adamı istiyoruz biz. Sultan Selim’in haberini verdiğinde artık bizlerde gözyaşlarımızı tutamadık. Ölme Selim hiç birimiz hazır değiliz buna . Hastane yatağında babanın baş ucuna gelişi senle sohbet edişi çok güzeldi. İnşallah yaptıkların ortaya çıkmaz . Yoksa bu senin için hiçte iyi olmaz. O yediğin kurşun boşa olur. Haberin ola Selim . Dua et her şey unutulsun. Ah ah İçerde rüzgarı yetmiyordu birde Poyraz Karayel esintisi başladı çukurumuz da.

İçerde dizindeki eskiden- yeniye geçişleri birebir aynı sahne tekrarları vardı. Şimdide Vartolu kendi hayali ile konuşmaya başladı. Poyraz karayel izleyicisi iyi bilir. Poyraz’dan iki tane daha vardı  Şimdi Vartoludan iki tane daha var. Gerçi Allah için Poyrazdan üçü beraber muhabbet ederdi. Bunda sadece hayaller konuşuyor bizim Vartolu dinliyor Ama ne yalan söyleyeyim güzel sahne idi. Ama aslında Vartolunun bu esaret sahnelerinden en çok içime dokunan Yamaç ile birbirlerine babamın oğlu dedikleri sahne idi. Yamaç zaten ağlıyor . Vartolu zor tutuyor kendisini. Artık tüm gerçekler ortaya çıksa keşke. Böylece baba ve oğullar güç birliği yapıp öldürüverseler şu beyefendiyi. Gerçi bence beyefendinin ölümü oğlu avukat Nazım’ın elinden olacak. Neden derseniz daha öncede söyledim oğlu olduğunu kabul etmeyen baba başkasına bu şekilde içten şekilde oğlum derse. Bu kadar içten sarılırsa. Eh normal olarak kendi oğlun da gelir seni öldürür. İşte o zaman geldiğin de beyefendinin gözlerinde ki ifadeyi çok merak ediyorum. Beyefendinin yüzündeki gözlerindeki o şaşkın bakışı hayret ifadesini görmek istiyorum. Evet siz de haklısınız ben bu dizleri izledikçe daha doğrusu biz ekran başındaki izleyiciler. Hepimiz biraz psikopata bağlıyoruz sanki değil mi.

Emrah komiserin yavaş yavaş geçmişini öğreniyoruz artık. Sena’nın üvey abisi bunu geçen bölüm öğrendik. Şimdide evlatlık olduğunu öğrendik. Ama ben annesinin kendi öz evladı dururken üvey oğluna bu bağlılığı çözmedim. Tabii ki insan üvey de olsa bir çocuğa bağlanır sever. Hiç bir şeyi olmasa da masum bir çocukmuş oda. O da anne olarak almış bağrına basmış. Tabi ki sevecek sarıp sarmalayacak oda evlat. Bakalım bu anne oğul ikilisi daha bize neler anlatacak neler yaşatacak. Ah be emmi sen dünkü çocuk musun . Nasıl verdin sen bu açığı İdris babaya. Halbuki sende girip bir baksa idin Selim’e anlamazdı. Ama sen hastaneye gelmişken Selim’i görmezsen bu kadar ağlarsan olacağı bu idi. Çok fena faka bastınız . Yamaç size ne der bilmem artık. Yamaç çözdü artık beyefendi olayını. Medet ’in anlattığı parçalar ile her şey yerli yerine sonunda. Şimdi Yamaç her şeyi öğrendi tamam. Oradan zaten kurtulacak. Adamları beyefendinin tüm adamlarını aldı. Aliço zaten orada hazırda bekliyor. Yani beyefendinin keskin nişancısı varsa bizim de Aliço’muz var değil mi . Tamam Yamaç kurtulacak ama bundan sonra neler olacak. Benim tahmin ettiğim yada hayal ettiğim gibi mi olacak her şey. Yani İdris baba- Cumali-Selim-Vartolu-Yamaç bir olup beyefendiyi derdest mi edecekler. Bundan sonraki olaylar böylemi gelişecek. Tabii ki Emrah amirimi de unutmayalım . Aman ha bak kızar vallaha sonra bizi de Dragona postalar. Şaka bir tarafa ben bir emniyet mensubunun bu şekilde yansıtılmasına karşıyım. Bir polis arkadaşımız benim yazdıklarımı haklı bulmuş . Sizde haklısınız verdiğiniz tepkilerde kızmakta diyor mesajında bana. Ama bize kızmayın diyor. Sayın memur amir maalesef vazifenizi konumu bilemiyor hatam olur ise af ola . Ben zaten emniyet mensubu hiçbir arkadaşımıza laf söylemem sizler varsınız biz huzurluyuz. Benim tepkim bu şekilde yazılan senaryo için. Yoksa biz sizi seviyoruz polisimiz askerimiz iyi ki varsınız. Siz olmasanız biz uyku uyuyamazdık. Bu arada konusu gelmiş iken.

Tüm şehitlerimize Allahtan rahmet diliyoruz yakınlarına başsağlığı. Yaralı canlarımıza Arslanlarımıza da acil şifalar dilerim. Dizimizde çok çok bir değişiklik yok zannımca. Biraz içerde biraz Poyraz Karayel biraz kendinden bir şeyler katarak devam ediyor .Amma velakin izlettiriyor yani. Pazartesi akşamlarımın vazgeçilmezi oldu kendi adıma. Yani tabi ki bizde hem öveceğiz hem eleştireceğiz . Yoksa olmaz değil mi. Ama haddimizi aşarsak herkesten özür dilerim şimdiden. Ben asıl Yamaç ve diğerleri Emrah amirin Sena’nın üveyde olsa abisi olduğunu öğrenince ne yapacaklar onu çok merak ediyorum. Emrah amir her şeyi bilerek gelmiş. Ama Sena saklıyor her şeyi. Bu işin sonu nereye varacak meraktayım. İdris baba Vartolu barışacak mı . Herkes bunu nasıl kabullenecek mi meraktayım. Selim Ayşe barışacak mı. Celasun mahalleye dönünce ne olacak hepsi muamma hepsi merak. Ama ben çok neyi merak ediyorum biliyor musunuz. Bu Cumali kim arkadaşım .Yeter artık çık gel Cumali . Bir oyuncu bulamadı iseniz de öldü deyin hapiste bitsin gitsin. Bizlerde meraktan kurtulalım.

Vartolu sen de git annenin mezarına yaptır gözünü seveyim. Bak kapı gibi baban var artık paran yoksa o verir. Ondada yok ise gel ben yardımcı olurum sen git yaptır artık şu mezarı bizde rahat edelim. Final güzel olmuş. Ama keşke şöyle bir sarılsalardı baba- oğul. Görseydik bizde. Aman sakın fragman sormayın çünkü sadece deli bir Yamaç gördük. Hiç bir şey de anlamadık. Anlamak için ne yapmak lazım. Yeni bölümü izlemek lazım. Yani yeni bölümde görüşene dek kendinize iyi bakın sevgi ile kalın.

Show TV ekranlarında yayınlanan 'Yuvamdaki Düşman' dizisinden final haberi geldi.

Dizi 1 Mart Perşembe akşamı yayınlanacak 6. bölümüyle ekranlara veda edecek. 

Yapımcılığını Düş Gezginleri'nin üstlendiği ve kadrosunda Nebahat Çehre, Ece Çeşmioğlu, Aslı Tandoğan, Pamir Pekin, Pelin Öztekin, Pelin Karahan gibi oyuncular yer alıyordu.

Dizi,  çocukluğundan beri özendiği, hayallerini kurduğu ve uğruna her şeyi göze aldığı hayata ulaşmaya bir adım kala tüm elde ettiklerini kaybeden genç bir kadının ve bu kadının hayatını yeniden kurmak için gözünü diktiği varlıklı ve mutlu bir ailenin hikayesini anlatıyordu.

 

Show TV'nin yeni dizisi 'Tehlikeli Karım'dan detaylar belli oldu.

Başrollerinde Gonca Vuslateri, Seçkin Özdemir, Mustafa Üstündağ, Bige Önal gibi isimleri yer aldığı MF Yapım imzalı dizinin yönetmenliğini Çağrı Bayrak’ın yaparken senaryosunu Nalan Merter Savaş ve Vilmer Özçınar kaleme alıyor.

Dizi evli bir çiftin aşk ile başlayan ilişkilerinin gün geçtikçe hayatın da yüklediği telaşla değişimini ele alıyor. Bu değişim sonucunda bir kadının, bir erkeğin ve çevrelerindeki insanların şaşırtıcı bir şekilde nelere sebep olabileceğini suç, aşk ve kara mizah üçgeninde anlatacak olan Tehlikeli Karım'ın tanıtım fragmanı da yayınlandı. 

Tanıtımda; Alper’in (Seçkin Özdemir), sevgilisi Seda (Bige Önal) ile birlikte polis Fırat (Mustafa Üstündağ) ve ortağı İpek’ten (Nilay Erdönmez) kaçmaya çalışırken Alper'in karısı Derin'in içi para dolu bir çantayla karşılarına çıkmaları merak uyandırdı. 

Tehlikeli Karım tanıtım fragmanı