Login to your account

Username *
Password *
Remember Me
TRT1 dizisin Adını Sen Koy'un Cevriye Hala'sı sezon finalinde izleyiciyi şaşırttı. TRT1 dizisi Adını Sen Koy'un tombul karakteri Cevriye hala, bir anda izleyicide büyük şaşkınlık yarattı. Sezon boyunca şişman bir karakter olarak ekranda yer alan Cevriye hala, sezon finaline yaklaşırken zayıflatıldı. İzleyiciyi şok eden Cevriye hala karakterine hayat veren Neslihan Günaydın Aka, aslına döndü. Hayranlarının sosyal medya hesabından beğeni bombardımanına tuttukları Neslihan Günaydın Aka “Dizi benim için yeniden başlıyor, sevenlerimizin iltifat dolu mesajları büyük moral oldu. Senaryosu, oyuncu kadrosu ve kamera arkası çalışanlarıyla zirvede olmayı hak ediyoruz, olacağız da” iddiasında bulundu. Dram dolu günlük yapımın neşesi ve esprili karakteri Cevriye hala tiplemesiyle Neslihan Günaydın Aka, sezon finalinde izleyiciyi büyük sürprizler bekliyor, benim zayıflamam sadece ilkiydi ifadesinde bulundu.

Star'ın yeni dizisi Ateş Böceği'nden yeni bir haberimiz var. İşte Ateş Böceği dizisinin ilk fotoğrafları ve detayları:

Seçkin Özdemir ve Nilay Deniz’i bir araya getiren Ateş Böceği dizisi yakında Star’da başlayacak.

Başrollerini Seçkin Özdemir ve Nilay Deniz paylaştığı dizinin oyuncuları arasında Derya Alabora, Umur Yiğit Vanlı, Belma Canciğer, Durul Bazan, Seda Güven, Berkay Tulumbacı, Alicia Kapudağ, Şebnem Dilligil, Çağrı Çıtanak, Tayra Bahar yer alıyor. Mia yapım imzalı projenin yönetmen koltuğunda ise Kiralık Aşk dizisinden tanıdığımız Barış Yöş oturuyor.

Ateşböceği dizisinin çekimleri geçtiğimiz hafta başladı.

ATEŞ BÖCEĞİ'NDE ASLI VE BARIŞ KARAKTERLERİNİN AŞKI

Bir yanda çok başarılı, çekici, fakat aşkla arasına mesafe açılmış; hayatta onu şaşırtacak bir şey kalmadığını hisseden bir boşanma avukatı: Barış (Seçkin Özdemir)… Diğer yanda ise hayat dolu, akıllı, eğlenceli, fakat ailesini geçindirmek için taksi şoförlüğü yapmak zorunda kalan, güzel bir genç kız: Aslı ( Nilay Deniz). Nam-ı diğer Ateşböceği. İkilinin yolları kesişince, hayatları değişecek ve aşk dolu bir serüvenin içine girecekler.
Çekimleri Kadırga ve Beykoz’da devam eden dizi, sıcacık aşk hikayesi ile kısa sürede izleyenlerin favorisi olacak.

Sibel Doğu'dan Show TV dizisi İçerde'ye haftanın yorumu: Sonunda be Yılmaz Brothers! Son haftalarda hakkında genelde olumsuz yorumlarda bulunduğum İçerde hakkında bu hafta ne yazsam az kalır herhalde. Haftalardır beklenen buluşma nihayet gerçekleşti ve Sarp ile Mert kardeş biz sıkıntıdan ekran başında çürümeden kardeş olduklarını öğrendi. Dizinin en temel sırrı olduğu için çabucak ortaya çıkmasını hiç beklemedim ama hep dediğim gibi onlar bu gerçeği öğrenene kadar çok sıkıcı bölümler izlettiler bize. Bu sırrın ortaya çıkmasıyla dizide tıkanan hikâyesinin de yolu açıldı çok şükür ki. Gerçi bunca bölümün deneyimiyle hala acaba ters köşeye gelir miyiz, bu muhteşem kavuşma sahnesi Kebapçı Celal’in rüyası filan çıkar mı diye de endişe etmiyor değilim. Zira dizide her olayın içinden o kadar oyun çıkıyordu ki olayların sonunda Celal Baba polis, Yusuf Müdür mafya çıksa bile şaşırmazdık herhalde. Ama bu saatten sonra bu sahneyi böyle çevirmek kendi kendinin başını kesmek olur. Şimdi hepimizin merak ettiği Sarp ve Mert’in kardeş olduklarını nasıl öğrendikleri. İlk aklımıza gelen Coşkun’dan öğrendikleri. Hikayedeki konumu gereği özellikle Mert’in ondan öğrenmesi gerekiyordu ki, ben bu gerçeğin ortaya çıkmasında Kudret’in bir payı olduğunu da düşünüyorum. Alyanak, Sarp’ı polislerden kurtarırken bu gerçeği biliyor bile olabilirler. Zaten, bölüm başından bu yana bir oyun döndüğü belliydi, Yusuf Müdür’ü öldürmekle suçlanan Sarp’ın mahkemeye götürülürken göz göze geldiği Mert ile kafa sallayararak işaretleşmesi bize ilk ipucunu verdi. O sahnede gerçeği bildiklerini anladık. O sahneden önce de Yusuf Müdür’ün öldüğü depoda olduklarını düşürsek Mert,belki de kafasına silah dayadığında da Sarp’ın abisi olduğunu biliyordu. Gerçeği tam olarak nerede öğrendiklerini kestiremiyorum ama bu arada Sarp ve Mert’ten uzaklaşarak Yusuf Müdür’e değinmek istiyorum. Onun ölümünün de planın bir parçası olduğunu düşünmek istiyorum ama Sarp’ın tek başına olduğu sahnelerde üzülüp ağlaması, intikam yeminleri etmesi, babasının düşmanın lafıyla hareket edecek kadar saftirik oğlu Gökhan’nın morgda ağlamasıyla Yusuf Müdür gerçekten ölmüş gibi görünüyor. Geçtiğimiz haftalarda baş karakterlerden Melek’in hikayeden çıktığı dizide bir önemli karakterin daha vedası bana biraz can sıkıcı görünüyor. Çıkan final haberlerine rağmen ikinci sezona uzayacak gibi görünen dizinin ikinci sezonunda da Yusuf Müdür’e ihtiyacımız vardı bence. Celal’i bitiremeden Celal’in kurşunuyla ölmesi ve bir anlamda Celal’e yenilmesi Yusuf Müdür’den çok bana dokundu vallahi. Sonu böyle olsun istemezdim. Umarım o ters köşe yine bir yerden çıkar gelir, yanında Yusuf Müdür’ü de alarak. Gerçi, hikâye gereği Sarp’ın onun yerini alması gerekiyor.(Melek’in boşluğunu da Sema mı olduracak acaba) Çünkü; artık kardeşini de bulduğuna göre Sarp’ın Celal ile meselesi daha fazla önem taşıyor. Yusuf Müdür, Sarp onun yerine gelecek diye de hikâyeden çıkmış olabilir. Ama keşke oğluna az biraz bir şeyler öğretmiş olsaydı. Gökhan, Mert ve Sarp’ın oynadıkları oyuna dahil mi tam kestiremedim ama oyunun içinde olmaktan çok oyun çevirenlerin planları doğrultusunda hareket ediyor gibi. Sarp’ın polis kaydını sildirmek Mert’in aklına geldiğine göre daha doğrusu ben bunu Mert ve Sarp’ın birlikte planladığını düşünüyorum. Bunu Gökhan’ın yapmasını sağlamış olabilirler. Çünkü; Gökhan daha çok öfkesiyle harekat ediyor gibiydi. Tüm bunlar bir yana da; genç ve mevkisi olmayan bir komiserin tek tık ile Excel dosyası siler gibi gizli soruşturmacı kaydını silmesi de umarım planın bir parçası çıkar. Mert ve Sarp’ın çatıdaki büyük kavuşma sahnesine uzun uzun değinmek istiyorum. Zira bunca bölüm beklediğimize değecek kadar duygu dolu bir sahne oldu. Bunca bölümdür aradıkları ailenin birbirleri olduğunu bilmeden birbirlerinden nefret eden, tekme tokat kavga eden kardeşlerin hasretle kucaklaşması hepimize iyi geldi. “İçerde misin Umut”, “İçerdeyim abi” replikleriyle efsaneleşen sahne türk dizi tarihinin unutulmazları arasına girdi bence. İki ana karakterin canlandırdıkları için Aras Bulut İynemli ve Çağatay Ulusoy’un performansları da birbiriyle sürekli kıyaslanıyor. Karizmasıyla polis rolüne Çağatay Ulusoy’u daha çok yakıştırsam da oyunculuk performansı olarak Aras Bulut bence hep bir adım öndeydi. Bu kavuşma sahnesinde de; yüzünde hem bunca zamandır kendisini ailesinden koparan, ailesine en büyük kötülükleri yapan adama çalışmışlığı getirdiği mahcubiyeti, Sarp tarafından kardeş olarak kabul edilip edilemeyeceğinin korkusu, karşılaşacağı tepkiyi endişeyle bekleme, pişmanlık, hüzün ve Sarp’ın Umut hitabından sonra gelen sevinci çok güzel yansıttı. Tüm bu duyguları yüzünden okumayabildik. Son yılların en başaralı erkek oyuncuları arasında yer alan Aras Bulut Iynemli’yi bundan sonra da güzel projelerde görmeye devam etmeyi temenni ederim. Zira, başarıyı devam ettirmek de ayrı bir başarıdır. Yolunun açık olmasını dilerim. Şimdi benim büyük bir heyecanla beklediğim sahne; Mert’in yani Umut’un Füsun ile buluşması. Bunca bölümdür anne ve evlat hasreti çeken iki karakterin kavuşmasını ve en çok da Mert’in Füsun’a ilk kez anne diyeceği sahneyi merakla bekliyorum bir sonraki bölümde. Şimdi Mert ve Sarp’ın yani Coşkun’un deyimiyle Yılmaz Brothers’ların birlik olduğu bölümlere geldik. Bu bölümleri büyük bir heyecanla bekleyen bir izleyici olarak dizide kaybettiğim heyecanı yeniden bulmuş olmanın sevincini yaşıyorum. Zira; Yılmaz Brothers’ların yastığın altına kurşun bırakıp Celal’i belli etmese de korkudan titretme oyunları çok güzeldi. Burada merak ettiğim nokta; artık abisinin yerine içerde olan Mert’de Sarp gibi resmi görevde mi? En son polislikten uzaklaştırılmıştı. Eğer resmi görevde değilse bulacağı delilin bir anlamı kalmıyor. Ama onun polislikten uzaklaştırılmasını da bir şekilde Sarp’ın akademiden atılmasına benzetip güven kazanmak için yaptık şeklinde bağlayacaklardır herhalde. Mert zaten vicdanen Celal ile olan bağlarını kopardığı ve artık ona karşı olduğu için karanlık tarafa geçmeyecektir. Ve işin sonunda polisliğinin yanmamış olmaması gerektiği için bir şekilde Sarp gibi gizli görevde olması gerekiyor. Bu hafta güzel bir bölüm izledik. Bir sonraki Pazartesi’yi hevesle bekliyorum.
Atv'de yayınlanan Bu Şehir Arkandan Gelecek dizisinden kötü bir haberimiz var. Atv'de yayınlanan Bu Şehir Arkandan Gelecek dizisi final yapıyor. Bu Şehir Arkandan Gelecek dizisinin çekimleri tamamlandı. Çarşamba günleri yayınlanan Bu Şehir Arkandan Gelecek dizisinin başrol oyuncusu Kerem Bursin dizinin son set gününden anları sosyal medya hesabından paylaştı.
Atv dizisi Kırgın Çiçekler'den yeni bir dizi haberlerimiz var. Deniz Uğur Kırgın Çiçekler'in yeni oyuncusu oldu. Pazartesi akşamları atv’de ekranlara gelen Kırgın Çiçekler dizisine ünlü oyuncu Deniz Uğur dahil oldu. 5 yetimhane kızının zaman zaman duygusallaştıran zaman zaman da gülümseten hikâyesini konu alan Kırgın Çiçekler, 2 sezondur en çok izlenen diziler arasında yer alıyor. DENİZ UĞUR SÜRPRİZ ROLLE KIRGIN ÇİÇEKLER'DE 3. Sezon içinde ciddi hazırlıklar yapan dizi, kadrosuna aldığı başarılı oyuncular ile daha da güçleniyor. Seyircisine sürprizler yaşatmaya devam eden Kırgın Çiçekler’in bu haftaki bölümüne oyuncu Deniz Uğur katılıyor. Kırgın Çiçekler’e heyecan katacak bir rol ile dahil olan Uğur “Böyle bir dizi de rol almak beni mutlu etti. Diziye sürpriz bir karakter ile giriyorum. Bakalım önümüzdeki bölümlerde neler olacak” dedi. Kabuk değiştirmeye devam eden dizinin gelecek bölümlerinde neler olacağı ise merak ediliyor. NTC Medya Mehmet Yiğit Alp’in yapımcılığını üstlendiği dizinin başrollerinde Gökçe Akyıldız, Biran Damla Yılmaz, Naz Çağla Irmak, Hazar Motan ve Aleyna Solaker gibi genç oyuncular yer alıyor.
Kurtlar Vadisi dizisinden güzel haberimiz var. Necati Şaşmaz Kurtlar Vadisi Kaos dizisinden detaylar paylaştı. Necati Şaşmaz ve Kurtlar Vadisi Vatan ekibi Gençlik ve Spor Bakanlığı bünyesinde bulunan Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün Bekir Develi moderatörlüğünde düzenlediği Gençlik Merkezi Günleri organizasyonu "Bi Dolu Gençlik Sohbetleri" etkinliğine katıldı. 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı öncesinde gençlerin yoğun ilgi gösterdiği etkinlikte Necati Şaşmaz hayranlarının sorularını yanıtladı. Gençlere genç kalın mesajını veren Necati Şaşmaz, bütün olgunluklarla ve tecrübelerle her günü dolu dolu yaşayın, sahte mutluluklardan kaçınarak mutlu olduğunuz işleri yapın dedi. Ayrıca gülümseyerek "genç kalın bizi gençleştirin" mesajını verdi. - Gençlik Merkezi projesi için Gençlik ve Spor Bakanı’na teşekkür etti. Necati Şaşmaz bu güzel Gençlik Merkezi projesi için Gençlik ve Spor Bakanı'na ayrıca teşekkürlerini ileterek şöyle konuştu : "Babam muhakkak gez demişti. Bende 81 ilimizi gezdim. Gezdiğim her şehirde o bölgenin tatlısından kıyafetine davranış biçimlerine insanları gözlemlediğim zaman her birisinin ayrı bir mozaik olduğunu gördüm. Dedemin anlattığı bir hikayede davettekiler teşekkür ettikten sonra, dedem demiş ki asıl ben teşekkür ederim. Bu zaman içerisinde bu kadar kişiyi bir araya getirip burada toplandığı için. Bende burada bunu gördüm. 81 ilden gençlerimizi bir araya getirmiş ve burada birbirini tanıma fırsatı vermiş, sayın Bakanımıza gerçekten teşekkür ediyorum, tebrik ediyorum ve bunların devamının gelmesini istiyorum." Kurtlar Vadisi Vatan filmi 15 Temmuz gününü anlatıyor Kurtlar Vadisi Vatan sinema filminin 15 Temmuz gününü anlattığını belirten Şaşmaz, o günün bir daha tekrarının olmaması temennisinde bulundu. Filmin gösterimi ile ilgili sonbaharda "Pek yakında" diyebileceğini söyleyerek, aksiyon sahnelerinin bol olduğunu ve ilk fragmanın Haziran ayı gibi yayınlanacağını belirtti. Ayrıca sürpriz isimlerin de Kurtlar Vadisi Vatan'da oynayacağı bilgisini verdi. Aynı zamanda Şaşmaz, katılımcılar arasında bulunan 15 Temmuz gazisi gencin videosunu değerlendireceği müjdesini verdi. Kurtlar Vadisi Kaos geliyor Necati Şaşmaz yeni dizi ile ilgili gelen bir soruya, bütçesini karşılayacak bir kanal olması durumunda neden olmasın yanıtını vererek, dizinin isminin "Kurtlar Vadisi Kaos" olacağı cevabını verdi. Gençlerin tüm sorularını yanıtlayan Necati Şaşmaz ve ekibi, fotoğraf çekimi sonrasında salondan ayrıldı.
Fox TV dizisi Savaşçı'dan 3 yeni oyuncu haberimiz var. Ege Aydan, Timur Ölkebaş ve Mert Öcal dizinin kadrosuna dahil oldu. Başrollerini Berk Oktay, Yıldız Çağrı Atiksoy, Murat Serezli, Burç Kümbetlioğlu, Fırat Albayram, Uğur Biçer, Hakan Dinçkol, Bahadır Vatanoğlu, Alican Albayrak ve Doğan Bayraktar’ın paylaştığı, yapımcılığını Limon Film/Hayri Aslan’ın, yönetmenliğini Volkan Kocatürk ve Mirsad Herovic’in, senaryosunu ise Süleyman Çobanoğlu’nun üstlendiği “Savaşçı” dizisine üç yeni isim katıldı. Ege Aydan, Timur Ölkebaş ve Mert Öcal da artık sevilen dizinin kadrosunda yer alıyor. Hem manken, hem oyuncu olan Mert Öcal ve oyuncu Timur Ölkebaş sürpriz karakterlerle diziye dahil olacak. Ünlü tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Ege Aydan ise, Yıldız Çağrı Atiksoy’un hayat verdiği “Aslı Özkaynak” karakterinin babası “Akın Özkaynak” olarak diziye dahil olacak. Akın Özkaynak; 55- 60 yaşlarında, emekli büyükelçi. Yurt dışında yaşayan ve kızıyla mesafeli bir ilişkiye sahip olan baba, kişisel hırsları yüzünden kızını ihmal etmiş bir karakter olarak ekranlara gelecek. Ünlü oyuncular, Savaşçı’da da dikkatleri üzerine toplayacak.
TRT1 dizisi Hangimiz Sevmedik'ten kötü bir haberimiz var. Hangimiz Sevmedik 40. bölümüyle final yapıyor. İsmini Müslüm Gürses’in seslendirmiş olduğu şarkıdan alan ve her Pazartesi TRT 1’de yayınlanan Hangimiz Sevmedik ekranlara veda ediyor. 22 Mayıs Pazartesi günü yayınlanacak olan final bölümünde umulanın aksine izleyiciyi ters köşe yapacak sürprizler var. Ayrıca başrol oyuncularından Can Yaman’ın anne ile babası da konuk oyuncu olarak yer alacak. HANGİMİZ SEVMEDİK'İN 40. FİNAL BÖLÜMÜNDE NELER OLACAK? Münir Tarık'la konuştuktan hemen sonra rahatsızlanmış, o sırada yanında olan Şener, Ayşen ve Tuncay onu hastaneye kaldırmışlardır. Münir hastanede gözünü açtığında yanıbaşında Adile durmaktadır. Aklına ilk gelen şey Tarık'ın Adile'yle konuşup konuşmadığı olur. Şaşkın ve biraz da endişeli bir ifadeyle Tarık'ı sorar. Adile onu yatıştırır. Dinlenmesini söyler. Odadan çıktıktan hemen sonra gözündeki yaşı siler. Bu esnada parmağındaki alyansı farkeder. İçinde Münir'in isminin yazılı olduğu alyansını çıkarır ve buruk bir ifadeyle avucunun içinde saklar.

Star dizisi İstanbullu Gelin'den yeni oyuncu haberlerimiz var.

Başrollerini Özcan Deniz ve Aslı Enver’in paylaştığı Star TV dizisi “İstanbullu Gelin” baba kızı ilk kez aynı projede buluşturdu. Kısa bir süre önce Begüm karakteri ile projeye dahil olan Özge Borak ve babası Selçuk Borak ilk kez aynı dizide bir araya geldi. İstanbullu Gelin için ilk kez birlikte kamera karşısına baba kız aynı hastanede çalışan meslektaş iki doktoru canlandırıyor. Selçuk Borak Esma’nın(İpek Bilgin) güvenilir aile doktoru İbrahim’i canlandırırken kızı Özge Borak ise başarılı Jinekoloğu Begüm’e hayat veriyor. Babası ile aynı projede olmaktan büyük mutluluk duyan güzel oyuncu konu ile ilgili şunları söyledi: “Bugüne kadar babamla sinemada ve özellikle tiyatroda çeşitli projelerde beraber çalıştık. Ama ilk defa bir dizide birlikte rol alıyoruz. Babamla beraber çalışmaktan gurur duyuyorum. Özel hayatımızın dışında, çalışırken de çok uyumlu bir ikiliyiz. Dizide henüz karşılıklı oynamadık. O da bir gün olur umarım.” İstanbullu Gelin her Cuma akşamı Star Tv’de.

Dilek Doğu'dan Atv dizisi Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz'a haftanın yorumu: Sadece Milletinin Önünde Eğil Seni Yetiştiren Elin Önünde Bile Eğilme Vallaha ne yalan söyleyeyim ben dizi başlarken daha aksiyon heyecan duygu gözyaşı dolu bekliyordum. Bizleri ekran karşısında ağlatacaklar diye düşünüyordum. Ama umduğum gibi olmadı. Oysa ki ben mendilleri hazırlamıştım, yanıbaşıma ama yanılmışım. Pek de başlarda ağlayacak konumumuz durumumuz olmadı. Bir tek Hayriye hanım ve İlyas’ın kavuştuğu sahnede gözümden yaş damlamadı değil. Anne oğul sahnesi çok iyiydi oyuncularımızı tebrik ederiz. Bazı sahnelerde ise gariplik durağanlık mı desem adını koyamadığım bir şeyler vardı sanki. Dizide konular mı tıkandı çıkmaza mı girdi senaryo bilemedim. Hele hele ki Esra ve Suzi sahnesi hiç olmamıştı zannımca. Neden derseniz ben orada İlyas’ın hayatı için mücadele eden iki kadından çok gözlerinde kıskançlık nefret ateşi yanan iki kadın gördüm. Sizler ne düşünürsüz bilmem amma velakin benim gördüğüm buydu. Özellikle de Suzi’de hatta bir ara nedense içime Suzi o meşhur kahkahalarından birini atacak bile sandım. Neyse ki atmadı. Zaten o kahkahası nedense hep çok itici geldi yine o an duysaydım çıldırabilirdim. Bir de içerde her ne kadar işkence görmüş olsalar da psikolojileri bozulmuş olsa da üçlümüzün Her denilene inanmaları çok şaşkınlık verici idi. İlyas fotomontajlı resimlere, Tipi Hızır reisin ihanetine, Şahin ağa oğlunun ihanetine nasıl inandı? Nasıl inanabildiler böyle şeylere bir türlü anlayamadım. Üzdüler yakınlarındakini sevdiklerini onları sevenleri. Neyse ki Fahri hemen çözdü işi de Şahin ağaya anlattı gerçekleri Reha’nın kırık kalbini onarma sırası artık Şahin ağa da. Ama Reha çok kırgın onarması biraz zaman alacak bu evladın kırık kalbini. Çok da kolayda olmayacak tabii. Tipi’ye gelince Gönül ve reis arasında bir ilişki var zannettiğinden delirmek üzere. Emine hanım da gitti konuştu. Gönül’ü getirdi ama Tipi tuttu kolunda attı sevdiği kadını. Kafası allak bullak karmakarışık. Bu aşk gerçekten deli etmiş Tipi’yi. Gönül’ü sevdiğin kadını kırdın ,ablanı kırdın. Ablan senin yüzüne tükürüp artık gardaşım yok dedi. Bekle sen dur hele bak Hızır reis neler edecek daha sana. İlyas Esra arasındaki buzlar erimedi erimez. İlyas dik kafalı olup, bu şekilde davrandığı sürece de olmaz. Tamam aralarındaki aşk bitecek gibi değildi böyle büyük sevda olmaz dedik daha önceden de. Ama onlar sadece boşandı. Sevdaları bitmedi ki. İkisi de birbirlerini hala delice seviyorlar. Amma ve lakin artık İlyas Suzi ile birlikte olduktan sonra, Esra ile de arası bu kadar sallantılı bir süreçte iken barış pekte olacak gibime gelmiyor. Malum İlyas dediğim dedik ters inatçı birisi. Yani Esra’nın da pek normal olduğu söylenemez. Yani kısacası iki inatçı keçi bir köprüde olmaz maalesef sanki. Gönül isterdi ki eskisi gibi olsunlar bu sevda bir de bebekle taçlansın. Ama artık çok geç. Dediğim gibi sevda aynı sevda ama artık boşandılar ve artık Suzi var. Bakarsınız Suzi bu aşkın büyüklüğünü anlar ve o geri çekilir aşıkların arasından. Ne dersiniz olmaz olmaz değil mi ?İzleyelim ve de görelim. Davut beye gelince bu gidiş Görevi Nevzat’a devir etmesi. Başta artık bundan böyle Nevzat’ın olacak olması gayet iyi haberler gibi galdi. Amma sanki bir diğer taraftan da bu Davut beyin vedası gibiyidi de. Böyle de bir patlama olayı oldu mu sizce? Yoksa her şeyin farkında olan Davut beyin Rüstem’e bir oyunu mu bunlar. Ben şahsım adına inşallah öyledir diyorum. Büyük usta büyük oyuncu sayın Erdal Küçükkömürcü’nün diziden ayrılmasına gönlüm hiç de razı değil. Üstelik diziden ayrılması gereken başka karakterler varken. Gene de söylüyorum bu sanki Rüstem’e bir oyun Davut bey bile bile gitti ve arabasını değiştirdi. Arabanın içindeki o değil sanki. Gizlice işlerini tamamlayacak Rüstem’i işini bitirecek ve yine yine yeniden hak ettiği o göreve yeniden gelecek. Belki de Nevzat bile bu oyunun bir parçasıdır. Belki de değildir inandırıcılık olsun diye haberi olmayabilir. Maalesef ki bu soruların cevabı haftaya kaldı. Şahin ağa ve Reha’nın barışması haftaya kaldı. Ve işin en zoru Tipi’nin Hızır reise hesap verip af dileyip Gönül ile barışması da haftaya kaldı. Haftayı bir çok soru işareti ile kapatıyoruz maalesefki. Suzi geri dönecek mi evet geri dönecek bunu biliyoruz İlyas Esra barışır mı şimdilik hayır çok zor. Davut öldü mü ölmemesinden yana kalbim ve tahminlerim. Şahin ağa zorda olsa barışacak. Tipi’yi tahmin bile etmek istemiyorum :’) Peki kim toparlayacak bu kadar kırık kalbi yine iş başa düşecek Meryem reise kalacak bu işlerde. Hayriye sultanın da dediği gibi erkelerin yapamadığı işleri kadınlar yapar halleder. Meryem kırık kalpleri toparlamakta ustadır toparlayacaktır tüm kırık kalpleri. Kendi kırılan kalbini bile kendi toparladı unutmayalım. Gönül’le Tipi’yi barıştıracaktır. Bu arada çaktırmadan da Suzi’yi sevdiğini de ima ederek destek çıktı Suzi’ye onu da gözden kaçırmayalım hatırlatalım. Ve sayın Hakan Karsak (enişte)çok zor günler yaşıyorsunuz biliyoruz. Babanızın kaybı çok zor. Allah sabırlar versin .Ama sizi özledik dizide 2 haftadır sadece birkaç dakika çıkıyorsunuz. Umalım bir an önce toparlanarak geri dönersiniz. İnanın dostların arasında daha çabuk atlatacaksınız. Nereden biliyorsunuz derseniz aynı dönemlerden geçtiğim için biliyorum. Tekrar başınız sağ olsun sabırlar diliyorum. Bu arada belki de biraz şahsi olacak bu son cümlelerim amma içinizden @dizigazte.com sitemizi takip ederek bizleri destek veren şahsıma özelden mesaj yazarak destek veren yüreklendiren beni yalnız bırakmayıp yazılarımı yorumları paylaşan arkadaşlarımıza canı gönülden teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız özel sebeplerden dolayı tek isimleriniz buradan yayınlayamıyorum yani izininiz olmadan yazmak olmaz diye düşündüm. Zaten siz kendiniz biliyorsunuz sizlerle her gün mesajlaşıyoruz. Sizleri tanımasam da seviyorum tekrar tekrar teşekkürler. Yarın yorumlarınızı bekliyorum. Şimdi önümüzdeki hafta görüşene dek kendinize iyi bakın sevgi ile kalın .