Login to your account

Username *
Password *
Remember Me

Kanal 7'nin günlük dizisi Elif'in  21 Şubat 2017 Salı günü yayınlanacak 473. bölüm özeti şöyle:

Elif’te Arzu’nun Melek’in hayatına takılıp kalması Ümit’i öfkelendirir. Öte yandan Arzu yine bir kötülük planlayarak Melek’i evsiz bırakmanın peşindedir. Peki Arzu başarılı olabilecek mi?

Ümit, Arzu’nun Melek’in iş yerini satın aldığını öğrenince sinirlenir. Melek’in hayatına takılıp kaldığı için Arzu’ya çok kızar. Öte yandan Latif, intihara kalkışan Ayla’yı hastaneye kaldırır ve her yerde Murat’ı aramaya başlar. Murat ise en sonunda Ayla’nın iyi olup olmadığını gözleriyle görmek ister ve hastaneye gider. Yaşadığını görünce rahatlar ama babasından kurtulmak için Ümit’in Erkut’tan getirmesini istediği belgeyi bulmalıdır. Bu esnada Latif Ayla’nın hamile olduğunu öğrenir. Ayla, bebeğin babasının Murat olduğunu söyleyince işler iyice karışır. Tüm bunlar olurken Arzu boş durmaz ve Bahriye’yle buluşarak, Melek ve ailesini evden atmasını ister. Peki Arzu başarılı olabilecek mi? 

Başrollerinde İsabella Damla Güvenilir, Selin Sezgin ve Cemre Melis Çınar’ın rol aldığı Elif hafta içi her gün 20:00’de Kanal 7’de…

Adını Sen Koy Dizisinin 112. Bölümünde Neler Olacak?

Adını Sen Koy 21 Şubat 2017 Salı günü saat 17.00’de 112. bölümü ile ekrana gelecek. 

Adını Sen Koy'un 112. bölüm özeti şöyle:

Fikret’in adamları tarafından kaçırılan Yasemin ne olduğunu anlamadan kendini eli kolu bağlı bulur. Yasemin’in kaçırıldığını gören Ömer arabanının peşine düşer ama bir süre sonra izlerini kaybeder. Ömer, Tayfun’dan yardım ister diğer yandan da Zehra’nın da başına bir şey gelmiş olabileceğinden korkar. Hemen Zehra’nın yanına gidip onun güvende olduğundan emin olmak istemektedir.

Zehra ise olaylardan habersiz eve gider. Yasemin’in evde olmadığını görünce kursta olduğunu düşünüp ev işlerini yapmaya koyulur. Bir yandan da Ömer’e olan kızgınlığını atmaya çalışmaktadır. Ömer, Zehra’nın yanına gelir ama Yasemin’in kaçırıldığını söyleyemez. Zehra’dan gizlice bir şekilde Yasemin’i bulmaya çalışacaktır. Ama Yasemin eve gelmeyince Zehra ve Salim durumdan habersiz endişelenmeye başlar. Mahallede de Yasemin’in olmaması dedikodulara sebep olacaktır. Ömer, Yasemin’i kaçıranların kim olduğunu öğrenebilecek midir?

Yapımcılığını, Bi Yapım’ın üstlendiği, başrollerini Hande Erçel ve Burak Deniz’in paylaştığı Show TV dizisi Aşk Laftan Anlamaz bu akşam final yapıyor.

Aşk Laftan Anlamaz'ın final bölümünde Murat yaşanan tüm kötü olaylara rağmen mutludur. Yanında aşık olduğu kadınla beraber daha güçlü bir başlangıca imza atacaktır.  Önlerinde “ Hayat” adını verdiği yepyeni bir markaları vardır şimdi. Diğer tarafta Hayat kocasından şimdi de başka bir sırrı saklamaktadır. Dünyanın en güzel sırrını söylemek için çok özel bir günü beklemektedir aslında. Ancak işler planlandığı gibi gitmez. Üstelik Sarte’de olaylar sarpa sarmakta, Doruk hayatının en zor günlerini yaşamaktadır.  Annesi onu bir kez daha büyük bir hataya sürükleyecek ve bu hata Aslı, Cemil ve Tuval’in de yaşamlarını değiştirecektir. Bir aşk masalı sona doğru giderken herkesin hayatında derin izler bırakmaktadır. Ama her masalda olduğu gibi  bu kez de gökten üç elma düşecek ve her elma sahibine sonsuz mutluluk getirecektir. 

Aşk Laftan Anlamaz final bölümüyle bu akşam saat 20.00'de Show TV’de.

Kanal 7'nin Hint dizisi Bir Garip Aşk’ta düğün için son hazırlıklar yapılırken Khushi Raizada malikanesinde anlam veremediği bazı olayların olduğunu düşünmektedir. Shyam evliliği engellemek için elinden geleni yaparken Supadra asıl hamleyi yaparak Arnav’a bugüne kadar çektiklerinin asıl sorumlusunun kim olduğunu söyler.

Bir Garip Aşk'ın 19 Şubat 2017 Pazar günü yayınlanacak 89. bölüm özeti şöyle: 

Khushi düğün günü evde bir tuhaflık olduğunu fark eder. Raizada ve Gupta ailesi düğün hazırlıkları için koşuştururken Supadra ortalıklarda gözükmemektedir. Bu sırada Shyam ise Supadra’yı Khushi ve Arnav’ın evliliğini engellemesi için ikna etmeye çalışır. Nanda ise bekarlığa veda partisi düzenlemeye hazırlanmaktadır. Arnav ve Supadra dışında herkes düğün için malikaneden ayrılmıştır. Supadra, Garima’nın geçmişini anlatmaya başladıkça Arnav büyük bir şaşkınlık yaşar. Khushi ve Arnav’ın düğünü iptal mi olacak?

Barun Sobti ve Sanaya İrani’nin başrollerindeki dizisi Bir Garip Aşk her gün saat 21.10’da Kanal 7 ekranlarında.

TRT 1 Kanal Koordinatörlüğü, 17 Şubat 2017, Cuma günü Çırağan Sarayı’nda düzenlediği basın toplantısı ile ekrana gelecek yeni yapımı Payitaht “Abdülhamid” dizisine dair tüm gelişmeleri kamuoyu ile paylaştı. Öğle yemeği eşliğinde gerçekleştirilen buluşmaya Başbakan Yardımcısı Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, TRT Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Eren, TRT 1 Kanal Koordinatörü Kurtuluş Zeydan ve dizinin yapımcı, yönetmen ve başrol oyuncuları katıldı.

Payitaht Abdülhamid dizisinin tanıtımına DiziGazete.com ekibi de katıldı.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş toplantıda yaptığı konuşmada “Bu milletin tarihi, Osmanlı tarihi, Selçuklu tarihi, Cumhuriyet tarihimiz, bunların hepsi bir bütünün parçasıdır ve hiçbirisi bir diğerinden ayırt edilemez” dedi.

Kocaeli'de dizinin setini de ziyaret ettiğini, son derece titiz, uzun bir hazırlık sonrasında bir eserin ortaya konulduğunu gördüğünü dile getiren Kurtulmuş, dizinin Türkiye televizyon tarihinin şaheserlerinden birisi olmasını temenni ederek şunları kaydetti; “Sultan Abdülhamid Han'ın döneminde yapmış olduğu icraatların, sanılanın ve bir zaman konuşulanın aksine, Türkiye Cumhuriyeti'nin rakibi ya da orayı gölgeleyen bir durum olmadığı, tam tersine Cumhuriyetimizi inşa eden iradenin temellerinin, Sultan Abdülhamid Han'ın döneminde yapılan modernizasyon çalışmalarıyla atıldığının da bilinmesi lazım.”

Sultan Abdülhamid Han'ın göreve gelir gelmez Kanun-i Esasi'yi, 1. Meclis'i, bugünkü Sayıştay'ın o günkü halini kurduğunu, kız mekteplerini açmasıyla önemli bir dönemi başlattığını, Tophane-i Amire'den Mekteb-i Sultaniye'ye kadar Cumhuriyet aydınlarının yetişmesine vesile olan okulları açtığını anlatan Kurtulmuş, "Bunu unutarak, maalesef uzun yıllar boyunca Sultan Abdülhamid Han 'Kızıl Sultan' olarak anılmıştır ki bir dönemle Cumhuriyetin ilişkisi kesilsin diye." dedi.

Numan Kurtulmuş, böyle bir dizinin yapılması ve kamu yayıncılığından sorumlu TRT'de yayımlanmasının, Türkiye'nin kendi tarihiyle barışmaya başladığının önemli işaretlerinden birisi olduğuna belirterek, şöyle devam etti: "O dönemin bütün insanları, bizim insanlarımız, eksikleriyle fazlalarıyla... Sonraki dönemlerin insanları da bizim insanlarımız. Çok büyük kahramanlıkların, çok büyük ihanetlerin yaşandığı, çok büyük zaferlerin kazanıldığı, çok büyük hezimetlere uğranıldığı, çok önemli oluşların, altüst oluşların peşi sıra geldiği, belki de yakın tarihimizin, belki de Türk tarihinin tamamı içerisindeki en sıkıntılı, en çalkantılı bir dönemdir.

Bütün bu dönemin özelliklerini, tabiri caizse bir cambaz titizliğiyle, Rusların, İngilizlerin, Avrupa Devletlerinin, bir taraftan Osmanlı topraklarında uyanmaya başlayan aşırı ırkçı düşüncelerin arasında, bir imparatorluğu 33 sene ayakta tutabilmek ve imparatorluğu dünyadaki teknoloji ve ekonomik yarışın rekabet edebilir bir unsuru haline getirmek, herhalde çok kolay değildi."

"Yakın tarihimizle yüzleşmek durumundayız"

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, Sultan Abdülhamid Han'ın büyük hedefleri ile Osmanlı toplumunun dağılması ve İslam ümmetinin parçalanmasına yönelik korkuları olduğuna değinerek, korkuları ortadan kaldırmak amacıyla, teknolojik olarak yarışa katılmak ve ileri gitmek, kurumları modernize ederek eski kurumların fonksiyonsuz hale gelmesinin önüne geçmek ve Hicaz Demiryolu gibi projelerle halklar arasında bağlantı kurabilmek için çaba gösterdiğini söyledi.

Dünyada bazı ülkelerin milleti oluşturmak için kendilerine tarih uydurması gerektiğini ifade eden Kurtulmuş, "Allah'a çok şükür, bu milletin binlerce yıllık tarihinin her sayfası önemlidir, her sayfası birbirinden parlaktır. Yenildiğimiz, geri çekildiğimiz dönemler olmuştur ama tarihsel sürekliliğimiz, millet olarak hiçbir zaman kopmamıştır. Koparılmaya çalışıldığı dönemler olmuştur. Şimdi bunu tamir ediyoruz. Allah'ın izniyle tarihimizin her noktasında onlardan ibret alınacak, yenilgiler, yıkılışlar varsa bunlardan da ders çıkaracak büyük bir birikimin olduğunu ifade etmek isterim." dedi.

“Bu dizi Osmanlı tarihinin en çok merak edilen ve aynı zamanda da en çok tartışılan 33 yıllık döneminin son 13 yılına ışık tutacak”

TRT Genel Müdür Yardımcısı İbrahim Eren yaptığı konuşmada tarihin merak edilen dönemlerine ışık tutan Seddülbahir, Büyük Sürgün Kafkasya, Diriliş Ertuğrul ve Filinta gibi halkın büyük beğenisini kazanmış ve reyting rekorları kıran dizileri ekrana getiren TRT’nin iddialı bir yapıma daha imza attığını belirterek bu vatanın uğrunda bedel ödeyen ecdadımızın bizlere birer emaneti olduğunu ve yüzyıllarca bu topraklarda hüküm sürmüş atalarımızın her birinin mücadelesinin bizler için birer ders niteliğinde olduğunu söyledi.

Eren konuşmasında şunları söyledi: “Ne mutlu ki bizlere, anlatacak hikâyelerimiz bitmiyor. Son duası “Milletim, Milletim” olan Abdülhamid Han’ın gerçeklerini anlatmak da bu büyük medeniyetin varislerinin omuzlarına yüklenmiş bir sorumluluktur. Yeni yüzyılı kirli hesaplarına göre şekillendirmeye çalışan Batıya karşı dik duran, mücadele eden Abdülhamid Han’ın hayatını bu sorumluluk bilinciyle ekrana getirmeye karar verdik. Payitaht Abdülhamid o dönem dünyada yaşananlar ile günümüzde karşımıza çıkanların yöntemler ve amaçlar açısından birbirine olan benzerliğini tarihe not düşecektir. Payitaht Abdülhamid dizisinde ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturu ile 600 yıl hüküm süren Osmanlı Devletini ve bu zorlu süreci Ulu Hakan unvanı ile taçlandıran Abdülhamid’in mücadele zekâsına tanık olacağız. Bu dizi Osmanlı tarihinin en çok merak edilen ve aynı zamanda da en çok tartışılan 33 yıllık döneminin son 13 yılına ışık tutacak. Osmanlı’nın zaferi ile sonuçlanan Yunan harbi, Filistin topraklarının sultandan istenildiği birinci Siyonist Kongresi, Abdülhamid Han’ın en önemli eserlerinden biri olan Hicaz Demir Yolları çalışmaları dizide izleyeceğimiz tarihi olaylardan sadece bir kaçı. Dizi ile ilgi teknik bilgilerden de bahsedecek olursak dönemin gerçekliğine en uygun mekân dekorları hummalı bir çalışma ile sıfırdan inşa edildi. Hazırlık süreci boyunca yüzü aşkın kişiden oluşan set ekibi görev aldı. Ayrıca boyama, marangoz işçiliği, demir işçiliği gibi dekor yapımı için, 150 kişiden oluşan büyük bir ekip gece gündüz çalıştı. Birinci bölüm için Abdülhamid Han Çalışma Odası, Hint-İngiliz Savaş Meydanı, Tekke, Kilise, Camii, Harem Odaları, Suikast Yeri gibi elliyi aşkın yeni mekân hazırlandı. Son ana kadar dekor hazırlığında bin 500 saati bulan bir çalışma gerçekleşti. Yeni bölümler için de dekorların hazırlanması devam ediyor. Sadece büyük Mabeyin’in tek Mabeyin halısı 230 metre kare halı dokutuldu. Askeri kostümler ve kadı kıyafetleri tarih danışmanları eşliğinde detaylarınca incelenerek hazırlandı ve 4 ayrı atölyede 20 terziyle hazırlandı. Ayakkabı ve şapka atölyelerinde yine döneme uygun özel üretimler yapıldı ve tasarımlar, takı tasarımları da özel olarak döneme uygun bu dizi için tasarlandı. Dünya standartlarındaki görsel efektler de yine iyi bir ekip tarafından hazırlandı. Çok değil, 10 yıl öncesine kadar Abdülhamid Han’ı bırakın anlatmayı, doğru bir biçimde anlamaya bile imkân bulamıyormuşuz. Bize bugün bu imkânı sağlayan şey kendine güvenen ve 600 yıllık mirası reddetmeyen bir bilinç. Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonu ve özgüveni bu anlamda diğer pek çok proje gibi Payitaht Abdülhamid’e de ilham verdi. Tabii bunlarla beraber, tarihi çarpıtmayan ve dönemin ruhunu incitmeyen dizilerimize halkımızdan gelen yoğun ilgi ve talep de önemli motivasyonlarımızdandır.”

Dizinin Ana Teması: Mücadele

Uzun zamandır merakla beklenen Payitaht “Abdülhamid” dizisin ana teması Osmanlı Devleti’nin var olma mücadelesi olacak. Yapım, 1876 yılında çıktığı tahtta 33 yıl kalarak bu zorlu süreci “Ulu Hakan” unvanıyla taçlandıran Sultan Abdülhamid Han’ın hayatını ekrana getirecek. Dizi, dünyanın manipülasyon hamleleriyle gözünü Osmanlı topraklarına diktiği dönemde tahta çıkarak, gücü ve zekasıyla İmparatorluğu var gücüyle ayakta tutan Sultan Abdülhamid Han’ın 20. yılından itibaren döneme damgasını vuran önemli olayları anlatacak.

Sinematografik bir dile sahip olan dizide, 1896 yılından itibaren, Abdülhamid Han’ın yaşadığı önemli olaylar kronolojik bir sırayla izleyici ile buluşacak. Osmanlı’nın zaferi ile sonuçlanan “Yunan Harbi”, Filistin topraklarının Sultan’dan istenildiği 1. Siyonist Kongresi; Abdülhamid’in en önemli eserlerinden biri olan Hicaz Demiryolu çalışmaları gibi tarihe damga vuran olaylar ekrana gelecek.

“Payitaht Abdülhamid”in ilk bölümü 24 Şubat Cuma günü saat 20.00’de TRT 1 ekranında yayınlanacak.

Oyuncu kadrosu, dekorları, kostümleri ve gerçek mekânlarıyla göz kamaştıran yapım o dönemde yaşanan olayları, tarih belgelerine sadık kalarak ekrana getirecek.

Bugüne kadar çekilen tarih dizileri arasında en detaylı prodüksiyon olma özelliğini taşıyan Payitaht “Abdülhamid” daha önce yine TRT ekranlarında ekrana gelen “Filinta” ve “Zeyrek ile Çeyrek” dizileri ile Türkiye’nin ilk Hollywood projesi olan -Y Production ile ortak yapımını üstlendiği- “The Ottoman Lieutenant- Osmanlı Subayı” filmini yapan ES Film imzası ile ekrana gelecek.

Geniş bir tarihçi danışman kurulu tarafından kaleme alınan dizinin senaryosu Osman Bodur ve Uğur Uzunok’a ait olurken dizinin yönetmen koltuğunda “Kurtlar Vadisi”, “Elveda Rumeli” gibi başarılı dizi projeleriyle tanıdığımız ulusal ve uluslararası çapta birçok ödül sahibi usta yönetmen Serdar Akar oturacak.

Başrollerinde; Bülent İnal, Özlem Conker, Selen Öztürk, Akın Akınözü, Ezgi Eyüboğlu, Hakan Boyav, Saygın Soysal, İbrahim Kendirci, Berkan Şan, Can Sipahi, Eren Hacısalihoğlu, Gözde Kaya, Bahadır Yenişehirlioğlu ve Ali Nuri Türkoğlu ve Umut Kurt’un yer aldığı dizide, figüranlarla birlikte 500 kişilik bölüm oyuncusu yer alacak. Zaman zaman Yeşilçam’ın usta ve emektar oyuncuların da yer alacağı dizide 120 kişilik teknik ekip görev yapacak.

İzmit'teki Seka Film Platosunda tamamen yenilenen, döneme uygun hale getirilen dev platoda gerçekleşen çekimler için Yıldız Sarayı'nın belirli mekânları da birebir inşa edildi. Dönemin diğer kahramanlarının da, kurgusal öğelerle yer alacağı dizide, İzmit Seka Film Platosu dışında, çeşitli tarihi mekânlar ile birlikte İstanbul'da Yıldız, Dolmabahçe ve Eyüp bölgeleri ile Yalova ve İzmit'te de dış çekimler yapılacak.

Dizinin kamera arkasında da yine dev bir kadro var. Görüntü Yönetmenliğini Filinta’nın muhteşem görüntülerine imza atan Sami Saydan üstlenirken, Uygulayıcı Yapımcılığını Özlem Taşpınar, Sanat Yönetmenliğini Yelkan İşkorkutan, Sanat Danışmanlığını Reza Hemmatirad, Kostüm Tasarımını Barış Karaca, Tarih Danışmanlığını Azmi Özcan, Konsept Danışmanlığını Selman Kayabaşı, Cast Direktörlüğünü Tuncay Altınoğlu, Kurgu Yönetmenliğini Kemalettin Osmanlı ve müziklerini Yıldıray Gürgen üstleniyor. Dizinin Post ve Mix’ini Üs Yapım üstlenirken, Efekt ve CGI’lara Digiflame imza atıyor.

Fİ-Çİ-Pİ serisi ile ismini duyuran Azra Kohen, kitaplarının hazırlık aşamalarını ve dizi olarak ekranlarda hayat bulacak kitap serisini MAG Şubat sayısı için anlattı. Yeni kitabı Aeden’in sinema filmi olması için teklif aldığını ileten Azra Kohen, yazarlık serüvenini ve kendi iç dünyasını röportajında anlatıyor.

Azra Kohen'in açıklamalarından satır başları şöyle:

“Fİ-Çİ-Pİ’nin dizi olması ile hayal kırıklığına uğrayanlar olacaktır ancak bu hayal kırıklıkları “BİZ” olmaya yaklaştıracak. Sadece güzelliklerine bakarak oyuncuları seçmek artık iyi yapımların stratejisi değil. Sinema uyarlaması için teklif aldım. Bilgimin önyargıya dönüşmesini oğlumun hayal gücü engelliyor. Kendimi hazır hissettiğimde hayatlarımızdaki inanılmaz gerçekler ile ilgili bir kitap yazabilirim. Paraya ihtiyacım olduğu için kitaplarımı dizileştirdiğimi düşünenlerin ön yargısı beni yoruyor.  Yola yazar olmak ya da dizi senaristi olmak için çıkmadım. Yazdığım karakterleri hayal gücüm ile süslüyorum, kamufle ediyorum. Her şeyi kişisel olarak algılayarak büyük hata yaptığımıza inanıyorum.”

 

Fox TV dizisi Dayan Yüreğim'in 17 Şubat Cuma günü yayınlanacak 3. bölüm özeti şöyle:

Elvan hapishaneden çıkar çıkmaz Selim’i görmeye gider. Elvan’ın bir sonraki durağı, kızı Seray’ın yaşadığı Remzi’lerin evidir ancak kimsenin Elvan’a kucak açmaya niyeti yoktur ve Elvan en büyük darbeyi kızı Seray’dan yer. Komşusu Asiye’ye sığınan Elvan, burada da barınamayacaktır.

DURUMU KÖTÜYE GİDİYOR

Elvan, Selim’in vücudundaki yaraları fark etmenin dehşetini yaşarken, Selim’in durumu daha da kötüye gider. Elvan’a destek olan tek kişi Av. Fuat’ken, Suzan çoktan Elvan ve Av. Fuat hakkında dedikodu fitilini ateşlemiştir.

SERAY’LA ATIF KARŞI KARŞIYA

Amcasının evinde sığıntı muamelesi gören Seray işten de çıkarılır. Atıf, Seray’ın işten çıkarılmasını hakkaniyetli bulmaz ve duruma müdahale eder. Ne Atıf ne de Seray ortak geçmişleri hakkında en ufak bir fikre sahip değildir.

Kanal 7'nin Hint dizisi Bir Garip Aşk'ta her şey yoluna girmek üzereyken Garima ve Supadra'nın karşılaşması olayları yeniden karıştırır. Supadra sayesinde Khushi'ye karşı kullanabileceği büyük bir kozu eline geçiren Shyam ise uygun zamanın gelmesini beklemektedir. Bir Garip Aşk'ın 18 Şubat 2017 Cumartesi günü yayınlanacak 88. bölüm özeti şöyle: Garima ile karşı karşıya gelen Supadra uzun süre üzerindeki şaşkınlığı atamaz. Anjali ailesinin ölümü hakkındaki gerçekleri Shyam'a anlatır. Bu sırada Arnav'ın gözüne girmeye çalışmakla meşgul olan Shyam ise Supadra ile bildiklerini paylaşınca Garima hakkındaki gerçekleri öğrenir. Arnav ise Khushi'ye kendisi için büyük öneme sahip olan bir hatırayı göstermek için onunla birlikte evden ayrılır. Bu sırada Gupta ailesinin evine giden Shyam, Garima'nın dolabında gizlediği küçük sandıktan eski bir fotoğrafı alır. Supadra ise Garima'yı herkese gerçekleri anlatmakla tehdit etmiştir. Raizada ailesi Garima'nın kim olduğunu öğrenebilecek mi? Barun Sobti ve Sanaya İrani’nin başrollerindeki dizisi Bir Garip Aşk her gün saat 21.10’da Kanal 7 ekranlarında.

Elif’te Melek arkadaşlarının ısrarına dayanamaz ve işe geri döner. Onun dönüşü Bahriye’yi yeni planlar yapmaya mecbur bırakır. Öte yandan atölyede Melek’i büyük bir sürpriz beklemektedir.

Elif'in 17 Şubat 2017 Cuma günü yayınlanacak 470. bölüm özeti şöyle:

Melek, çalışanların ısrarlarına dayanamaz ve yeniden atölyede çalışmaya başlar. Böylece Arzu’nun şartı yerine gelir ve Cevahir’le sözleşmeyi imzalar. Bahriye tüm bu olanlara ve Melek’in geri dönmesine bozulur ve atölyenin kapatılması için bir plan yapar. Öte yandan İnci hastaneden taburcu olur ve Asuman onu alıp çiftliğe geri döner ancak Arzu onları çiftlikten kovduğunu söyler.  Asuman, Arzu’yu yine Gonca’yla tehdit eder ama bu sefer Arzu ona pabuç bırakmaz. Atölyede ise Melek için artık her şey yolundadır. Fakat Melek’i hiç ummadığı bir sürpriz beklemektedir.

Başrollerinde İsabella Damla Güvenilir, Selin Sezgin ve Cemre Melis Çınar’ın rol aldığı Elif hafta içi her gün 20:00’de Kanal 7’de…

Yapımını Aslan Film’in, başrollerini Merve Boluğur, Yusuf Çim, Gizem Karaca, Burak Yamantürk, Mehmet Özgür, Levent Can, Tarık Pabuççuoğlu, Bilge Şen,  Servet Pandur ve Hatice Aslan’ın paylaştığı, senaryosunu İpek Kadılar'ın kaleme aldığı Star dizisi İçimdeki Fırtına'nın 18 Şubat Cumartesi günü yayınlanacak 2. bölüm özeti şöyle:

Deniz’in ölümünden kısa bir süre sonra Ezgi, hem Emre ile evlenmiş hem de Deniz’in tasarımlarını kendi tasarımları olarak göstererek Deran Holding’in tasarım departmanının başına geçmiştir. Aradan geçen beş yıl süresince Emre, Deniz’i tam olarak unutamasa da Ezgi ile evliliğini sürdürmüş ve hayatını olduğu gibi kabul etmiştir. Ezgi mutludur.

Hastalığı sebebi ile beş yıldır Amerika’da tedavi gören Nusret Deran tamamen iyileşmiş olarak İstanbul’a döner. Yanında, yıllardır kayıp olan ve beş yıl önce Fırat tarafından bulunarak dedesine kavuşturulan Elif Deran ve küçük oğlu da vardır. Nusret Deran, Deran Holding ‘e gittiği gün torunu Elif’i, Emre ve Ezgi ile tanıştırır. Bu tanışmada karşısında Deniz’i gören Ezgi bir an bile bu kızın Elif Deran olduğuna inanmaz. Deniz sapasağlam karşısında durmakta, gözünün içine bakarak tebessüm etmektedir. Emre ise şok olur. Karşısında gördüğü genç kadın Deniz’e ikizi kadar benzemektedir. Geçmişte Deniz’e karşı hissettiği duygular hızla su yüzüne çıkar. Ezgi, kocasının Deniz’in yaşadığını bilmesini istemez ve Deniz’in Elif Deran olarak bilinmesini destekler. Ezgi ile Deniz’in savaşı gözlerden uzak yürüyecektir. Ezgi, Elif hakkında bilgiler toplamaya başlar. Hedefi Nusret’e yanındaki kızın gerçek torunu olmadığını ispat ederek Deniz’den kurtulmaktır. Oysa Elif Deran’ın (Deniz’in) arkasında büyük bir gizem vardır ve bu gizemlere Fırat varken ulaşmak imkansıza yakındır. Fırat’ın da en az Deniz kadar ödeteceği bedeller vardır ve yıkılması çok zor bir adamdır.