Login to your account

Username *
Password *
Remember Me
Melek ile Serhat dizisinden güzel bir haberimiz var. Melek ile Serhat dizisi Altın Sabre Ödülü aldı. Halkla İlişkiler alanında dünyanın en prestijli ödüllerinden biri olan Altın Sabre’nin Türkiye kategorisinde ödül bu sene Melek ile Serhat projesinin oldu. Türkiye Multiple Skleroz (MS) Derneği’nin Novartis işbirliği ile hayata geçirdiği Melek ile Serhat dizisinin Sabre ödülünü getiren iletişim çalışmalarını ise Communication Partner yürüttü. Tüm dünyadan 2400 ödül başvurusunun yapıldığı 2017 Sabre Ödülleri, Avrupa ve Ortadoğu bölgesinde halkla ilişkiler alanında hayata geçirilmiş yılın en başarılı projelerini ödüllendirdi. Her yıl düzenlenen Sabre Ödülleri, Londra'daki Roundhouse’da gerçekleştirilen törenle sahiplerini buldu. 2017 Sabre Ödülleri’nin Altın Sabre başlığı altında değerlendirilen “Türkiye" kategorisinde kazanan ise Multipl Skleroz (MS) hastalığı hakkında farkındalık yaratmak ve MS’lilere sosyal yaşamda destek vermek üzere çekilen Melek ile Serhat dizi projesinin oldu. Türkiye MS Derneği’nin Novartis işbirliği ile hayata geçirdiği Melek ile Serhat, senaryosunun bütününde bir hastalığa dikkat çeken Türkiye’deki ilk dizi olma özelliğini taşıyor. Melek ile Serhat’a ödül getiren halkla ilişkiler ve medya ilişkileri çalışmalarını yürüten ajans ise Communications Partner oldu. Geçtiğimiz yıl Dünya MS Günü’nde lanse edilen ve büyük ses getiren Melek ile Serhat’ın birinci yıl dönümü, bu uluslararası başarıyla bir kez daha taçlandı. Melek ile Serhat’ın sağlık iletişimi alanında bir ilki temsil ettiğine dikkat çeken Novartis Türkiye Ülke İletişim ve Hasta İlişkileri Direktörü Arzum Üstün, “Bu projeye kadar ülkemizde bir hastalık hakkında farkındalık yaratmak için hazırlanmış bu çapta bir dizi projesi yoktu. Projenin lansmanı çerçevesinde kurgulanan iletişim planı ile toplumsal farkındalığın artırılmasına katkıda bulunduğumuzu düşünüyorum. Türkiye kategorisinde alınan Altın Sabre ödülü hem projenin hem de Communication Partner ile yürüttüğümüz iletişim çalışmalarının başarısının tescili oldu” dedi. Melek ile Serhat’ın hikayesi... Ünlü yönetmen Gani Müjde’nin, Multiple Skleroz (MS) hastalığı ile yaşayanlardan ilham alarak senaryosunu yazdığı ve yönettiği, ünlü oyuncular Aslı Tandoğan ile Engin Hepileri’nin başrollerini paylaştığı ‘Melek ile Serhat’ dizisi, Türkiye Multiple Skleroz (MS) Derneği ve Novartis işbirliğinde hayata geçirildi. Proje tasarımını Tazefikir’in hayata geçirdiği beş bölümlük bir dizi olan Melek ile Serhat, Türkiye’nin hastalık konulu ilk dizisi olmasıyla dikkatleri çekti. Her ikisi de MS hastası olan iki gencin aşklarının odağında geçen ve MS’li olmanın hayattan kopmak anlamına gelmediğine dikkat çekilen dizinin ana hedefi, MS’lilere sosyal yaşamda destek vermek ve MS’in daha iyi anlaşılmasını sağlamaktı. Dizide, MS’in kişiden kişiye farklılık gösterdiği belirtilerek toplumun MS’lilere önyargıyla yaklaşmasının önüne geçilmesi hedeflendi. Ayrıca, dizide, yakın takip, pozitif yaklaşım ve yaşam tarzı değişikliğinin hastalığın seyri açısından büyük önem taşıdığı da vurgulanıyor.
Behzat Ç dizisi yeniden yayınlanacak mı? Erdal Beşikçioğlu güzel haberi verdi. Çağrı Canpolat 23 yaşında ve otizimli. Ancak Çağrı’nın hiç kimsenin bilmediği bir özelliği var. Şarkı söylemek. Müzik kulağı ile Güzel Sanatlar Lisesi’ni kazanan ancak özel eğitim alması gerektiği için devam edemeyen Çağrı’nın en büyük hayallerinden biri ise hayranı olduğu Erdal Beşikçioğlu ile tanışmaktı. Panora AVM, İlgi Otizim Derneği ile yürüttüğü işbirliği ile Çağrı’nın sesine kulak verdi ve Ankara’da büyük bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. “Bir Deli’nin Hatıra Defteri” oyunu için Ankara’ya gelen ünlü tiyatro, sinema ve dizi oyuncusu Erdal Beşikçioğlu, hayranı olan Çağrı ile oyunu öncesi sahnede bir araya geldi. Kendisini görünce koşarak sarılan Çağrı ile hatıra fotoğrafı çektiren Beşikçioğlu, Çağrı’nın konserine gelmek istediğinin müjdesini vererek bir kere daha Çağrı’yı ve ailesini mutlu etti. Kendisini şarkılar ile ifade eden Çağrı, mutluluğunu en çok sevdiği şarkılardan biri olan “Rüzgar” şarkısını seslendirerek dile getirdi. Çağrı’nın Erdal Beşikçioğlu fotoğraflarını elinden düşürmediğini dile getiren annesi Birgül Yurttaş şunları söyledi; “Sebebini bilemediğimiz bir şekilde kendisine hayranlık besliyor. Behzat Ç. televizyonda yayınlandığı dönemde kimse evde izlemezken Çağrı kendiliğinden keşfetti ve bir daha asla bırakmadı. Daha önce sahne aldığı bir konserde eğitmenleri ona Erdal Beşikçioğlu cd’si hediye vermişti. O cd asla elinden düşürmüyor. Duşa bile onunla giriyor. Ona sarılarak uyuyor” dedi. Çağrı’nın çok güzel bir müzik kulağının olduğunu belirten Beşikçioğlu, konseri olursa gelmek istediğinin belirtti. Kendisine bu denli hayran olan Çağrı’ya bir de müjdeli haber veren ünlü oyuncu, Behzah Ç.’nin yeniden başlayacağı söyledi. Elinden hiç düşürmediği fotoğraflarını imzalayan Erdal Beşikçioğlu, Çağrı ile birlikte “Bir Delinin Hatıra Defteri” oyununda kullandıkları vince de birlikte binerek sahneyi selamladı. Otizimli olup özel yetenekleri olan çocuklara eğitim alanında destek verilmesini dilediklerini ileten anne Birgül Yurttaş; “Çağrı otizimli ancak bir şarkıyı bir kez duyması yeterli. Hemen ezberliyor ve detone olduğunda fark edip sinirleniyor. Bu alanda ilklerden biri ancak eğitim anlamında özel ilgi gösterilmesi gerektiği için ne yazık ki konservatuvar gibi özel alanlarda yeteneğini geliştirme imkanı bulamıyoruz” dedi. Çağrı gibi yetenekli çocukların seslerini duyurmaya imkan sağladığı için Panora AVM’ye teşekkür eden Yurttaş, oğlunun şarkılarından oluşan cd’yi Erdal Beşikçioğlu’na hediye etti.
Türk dizilerinden güzel haberler. Diziler en zor pazar olan Japonya'ya girdi. Ekonomi Bakanlığı öncülüğünde Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından bu yıl ilki düzenlenen Marka Türkiye etkinliğinde, Ekrandan Doğan Markalar panelinin konukları ünlü oyuncular ve yapımcılar oldu. TESİYAP Başkanı Birol Güven moderatörlüğünde gerçekleşen panele katılan TIMS Production Yönetim Kurulu Başkanı Timur Savcı, “Mevcut çalışma yasası bizim endüstrimize uygun olmamasına rağmen uygunmuş gibi davranıyoruz. İşler kilitlenecek bir noktaya geldi. Bu durumun ihracata olumsuz etkisi var” dedi. Oyuncu Tolgahan Sayışman: “Bir sanatçı olarak eser bırakamazsanız, sosyal medyanın tek başına faydası olamaz.” Oyuncu Hazal Kaya: “Eskiden televizyonlarda yaratmaya çalıştığınız imaj, şimdilerde sosyal medya üzerinden belirleniyor.” Global Agency Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Pinto: “Muhteşem Yüzyıl ile dünyanın en zor pazarı olan Japonya’ya da girdik. Japonya, en başından bu yana en büyük hayalimizdi.” Ekonomi Bakanlığı öncülüğünde Türkiye İhracatçılar Meclisitarafından bu yıl ilki düzenlenen Marka Türkiye etkinliğinde, Ekrandan Doğan Markalar panelinin konukları ünlü oyuncular ve yapımcılar oldu. Televizyon ve Sinema Filmi Yapımcıları Derneği (TESİYAP) Başkanı Birol Güven moderatörlüğünde gerçekleşen panele, TIMS Production Yönetim Kurulu Başkanı Timur Savcı, oyuncular Hazal Kaya ile Tolgahan Sayışman ile Global Agency Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Pinto konuşmacı olarak katıldı. TİMUR SAVCI ÖZGÜN İÇERİĞE DİKKAT ÇEKTİ TIMS Production Yönetim Kurulu Başkanı Timur Savcı, panelde dizi sektörüne yönelik bir çalışma yasasının olmamasının ihracatı olumsuz etkilediğine dikkat çekti. Savcı, “Mevcut yasa bizim endüstrimize uygun olmamasına rağmen uygunmuş gibi davranıyoruz. İşler kilitlenecek bir noktaya geldi. Bu durumun ihracata olumsuz etkisi var. Sektörde özgün içerik üretmeye ve inovasyona ihtiyacımız var. Bize dönük olmayan Çalışma Yasasının düzenlenmesi gerekiyor. Sektörümüze ait bir Çalışma Yasası olmalı” dedi. TOLGAHAN SAYIŞMAN'DAN MARKALAŞMA AÇIKLAMASI Oyuncu Tolgahan Sayışman ise sosyal medyanın markalaşmaya etkisi için “Sosyal medyanın markalaşmaya faydası var. Sosyal medyada birtakım paylaşımlarla markanın devamını sağlayabilirsin ancak markalaşma için tek başına yeterli olacağını düşünmüyorum. Eğer bir sanatçı olarak eser bırakamazsanız, sosyal medyanın tek başına faydası olamaz” şeklinde konuştu. HAZAL KAYA'DAN REYTİNG ELEŞTİRİSİ Oyuncu Hazal Kaya da dizilerdeki reyting sistemini eleştirerek “Oyuncular olarak yapımcılara bağlı çalışıyoruz. Proje seçerken kanal, senarist gibi etkenlere bakarak karar veriyoruz. Reytingde başarılı olamayınca da para kazanmayı bırakın, kalbiniz kırılıyor. Marka değeri oluşturacaksak, bunu gözlemleyecek bir durumumuz olmuyor. Elinizde bir parametre yok” dedi. Kaya, sosyal medyanın markalaşmaya etkisi için de “Sosyal medya pek anladığım bir şey değil. Sosyal medya yönetimi için birileri beni kontrol ediyor. Markadan ziyade, markalaşmanın bir ayağı olduğunu düşünüyorum. Eskiden televizyonlarda yaratmaya çalıştığınız imaj, şimdilerde sosyal medya üzerinden belirleniyor” dedi. Pinto: “Muhteşem Yüzyıl’ı Japonya’ya ihraç ettik” Global Agency Yönetim Kurulu Başkanı İzzet Pinto da Muhteşem Yüzyıl’ı Japonya’ya ihraç ettiklerini belirterek şunları söyledi: “Türkiye’nin 2023 ihracat hedefleri yolunda, biz de dizi sektörü olarak yılda 5-10 dizi ihraç edersek hedef tutar. Son dönemde Muhteşem Yüzyıl ile Japonya pazarına da girdik. Japonya, en başından bu yana en büyük hayalimizdi. Zira dünyanın en zor pazarıdır. Yarışma programlarını bile kendileri üretir. Muhteşem Yüzyıl’ın orada çok tutacağına inanıyoruz. Bu sayede büyük bir pazara açılmış olacağız” dedi.
Star dizisi Anne'den ayrılık haberimiz bar. Anne dizisinde dün akşam bir ayrılık yaşandı. Anne dizisinde Sinan komiser Şule ve bebeğini korumak isterken öldürüldü. Sinan Komiser'in ölümüyle dizi karaktere can veren Serhat Teoman ayrıldı. Anne dizisi bu sezon final yapacak.
Netflix'in ilk Türkçe dizisinin konusu ve detayları belli oldu. Netflix, uluslararası içerik yatırımlarını sürdürüyor. Son olarak Türkiye’deki ilk orijinal dizi yapımının imzalarını attığını duyuran Netflix, projenin detaylarıyla ilgili ipuçları vermeye başladı. Osmanlı ve Türk efsanelerinin yanı sıra tarihten esinlenen bir kahramanlık hikayesini anlatacak olan 10 bölümlük dizi, Netflix adına Türkiye’de yazılıp çekilecek. Dizi, 2018 yılında tüm dünyada aynı anda, sadece Netflix’ten izlenebilecek. Drama türü dizinin konusu şöyle: “Genç bir adam, özel güçlere sahip olduğunu keşfeder. Şimdi İstanbul’u yok etmek isteyen karanlık güçlere karşı, şehri ve tüm insanlığı korumak için elindeki bu güçleri kullanmayı öğrenmesi gerekmektedir. Bu yolculukta kendisine yardım edecek arkadaşlarıyla harekete geçmekten başka çaresi yoktur.” İstanbul’un zengin kültürel geçmişini ekrana yansıtacak olan dizi, izleyiciyi bu sihirli şehrin kalbinde sürükleyici bir keşfe çıkaracak. Netflix’in ilk Türk orijinal dizisi, Onur Güvenatam baş yapımcılığında, İstanbul merkezli O3 Medya tarafından çekilecek. Bu dizi, Muhteşem Yüzyıl ve Ezel gibi tüm dünyadaki Netflix üyeleri tarafından takip edilen lisanslı Türk dizileriyle birlikte Netflix’in sunduğu geniş Türk içeriklerini güçlendirecek. Netflix Uluslararası Orijinal Diziler Başkan Yardımcısı Erik Barmack, Türk yapımla ilgili olarak şunları söyledi: “İlk orijinal Türkçe dizimizi çekecek olmaktan dolayı heyecanlıyız. Genç, dinamik ve heyecan verici olan bu yepyeni projede O3 ile birlikte çalışıyoruz. Netflix’in bu muhteşem Türkçe yapım için en ideal uluslararası platform olacağına inancımız tam ve bu yıl içerisinde daha fazla detay paylaşmayı sabırsızlıkla bekliyoruz.” O3 Medya kurucu ortağı/yapımcı Onur Güvenatam ise şöyle konuştu: “Netflix’in Türkiye’deki ilk orijinal dizisini çekmenin gururunu yaşıyoruz. Bu yeni türün ülkemizde bir dönüm noktası olacağına ve yalnızca Türk izleyicisi değil, dünya izleyicisine de aynı şekilde hitap edeceğine inanıyoruz”.
İçerde dizisinden kötü haberimiz var. İçerde dizisine ne zaman final yapacak? Show TV'nin fenomen dizisi İçerde finale doğru gidiyor. Pazartesi günleri ekrana gelen İçerde dizisi 4 bölüm sonra final yapacak. Bu akşam 36. bölümü ile ekrana gelecek olan İçerde 19 Haziran Pazartesi günü final yapacak.
Show TV'nin cumartesi günleri ekrana gelen dizisi Yeni Gelin'den güzel haberlerimiz var. Yapımcılığını Süreç Film Ali Gündoğdu'nun üstlendiği, başrollerini; Jessica May ve Tolga Mendi paylaştığı usta oyuncu kadrosunda Mustafa Avkıran, Dağhan Külegeç, Sema Keçik, Lale Başar, Renan Bilek, Yonca Şahinbaş, Burçin Bildik, Zeynep Kankonde, Esin Gündoğdu ve Murat Kocacık'ın yer aldığı Show TV dizisi "Yeni Gelin"in dün akşam ekrana gelen bölümü tüm kişilerde zirveye oturdu. Total'de 7,28 izlenme oranı (rating), 17,07 izlenme payı (share) ile birinciliği göğüsleyen Yeni Gelin dün akşam ekrana gelen bölümünde #ayrılıkzor etiketi ile Twitter'ın Türkiye gündeminde uzun süre TT listesinde kaldı. Yeni Gelin'in dün akşam ekrana gelen bölümünde konaktaki kadınlar buldukları altınları gizlice konağa getirdi. Kamilla’nın kendini aklaması Türkmen’in hüküm giymesine sebep oldu. Bunun üzerine Kalender Türkmen’i affetmedi ve büyük bir ceza verdi. Ferhat ile Şirin’in ayrılığı ikisini de derinden etkiledi. Çocukları olması için düzenli ilaç kullanması gereken Hazar bir türlü ikna olamadı ve Bella’yla araları bozuldu. Ramazan ayının gelişiyle birlikte konakta huzur, birlik ve beraberlik rüzgarları esti. Altınların varlığı ise kadınların iç huzurunu giderek bozdu. Buldukları defineyle ilgili efsanelerden çok etkilenen Ayşe uyurken bir anda pencerenin çarpma sesiyle uyandı ve odasında bir çuval altın gördü. Olayın şokuyla, bahçeye çıkan Ayşe’nin karşısında ona doğru gelen Gülyabani’yi gördüğü ve korkudan bayıldığı final sahnesi izleyenleri ekran başına kilitledi. FERHAT İLE ŞİRİN DÜET YAPTI Yeni Gelin’in dün akşam ekrana gelen bölümüne damga vuran sahnelerden biri de Ferhat ile Şirin’in düeti oldu. Çiftin, “Ayrılık Zor” isimli şarkıyı seslendirdiği duygusal sahneler büyük beğeni topladı. Hakan Tunçbilek ve Batuhan Fırat imzalı şarkının “Ayrılık zor biliyorum, Belki hala seviyorum seni, Her geçen gün biraz daha kırılıyorum, Mutlu son yok mu bize?” sözleri ise dikkat çekti. Dizinin yayınının ardından gelecek hafta ekrana gelecek bölümünden yayınlanan ilk tanıtım izleyenlerde Yeni Gelin’de heyecanın bitmeyeceğini gösterdi. Bella’nın gelinlerle birlikte Hazar ile Kağan’ın peşine düştüğü heyecan dolu yeni tanıtım izleyenlerde merak uyandırdı. Yeni Gelin'in sürprizlerle dolu yeni bölümü 3 Haziran Cumartesi günü saat 20.00'de Show TV'de ekrana gelecek.
Star'ın perşembe günleri yayınlanan dizisi Cesur ve Güzel dizisinden kötü bir haberimiz var. Ay Yapım imzalı Star TV’de ekranlara gelen ‘Cesur ve Güzel’de büyük finale de geri sayım başladı. Cesur ve Güzel 22 Haziran’da final bölümüyle ekrana gelecek. Kıvanç Tatlıtuğ ve Tuba Büyüküstün’ün rol aldığı ‘Cesur ve Güzel’, finale doğru adım adım yaklaşıyor. Dizide geri sayım başladı. Cesur ve Sühan’ın aşkında mutlu son yaşanacak mı sorusunun cevabı, 22 Haziran Perşembe günü Star TV’de yayınlanacak final bölümüyle cevap bulacak. Cesur ve Güzel’de finale yaklaşırken ekran başındakileri büyük sürprizler bekliyor. Birinci bölümde Cesur ve Sühan’ın yaşadığı tehlikeli kaza sonrası tanıştıkları sahne, Kıvanç Tatlıtuğ’un favorilerinden. Tatlıtuğ, ‘Cesur ve Güzel’ ile karakterini şu sözlerle özetliyor: “Cesur karakteri benim ve de kariyer hayatım için yepyeni bir deneyim oldu. Cesur’un maceraperest ve tutkulu karakterinde kendimden de bir şeyler buldum. Bu sebeple aynı zamanda eğlenceliydi. Oyuncu arkadaşlarımız ve yönetmenimiz artık kendi arkadaşlarımız oldu. Birlikte uyum içinde, eğlenceli bir sezon geçirdik. Set ekibine de buradan ayrıca teşekkürlerimi iletirim. Herkesin ellerine sağlık!”. Tuba Büyüküstün ise Cesur ve Güzel’i şu cümlelerle anlatıyor: “Cesur ve Güzel güçlü hikâyesiyle, atmosferiyle içinde keyifle çalıştığım bir proje oldu… Kamera önü ve arkasında hem profesyonel bir ekip, hem çok güçlü oyuncularla bir araya geldim, hep birlikte çok güzel bir sinerji ile çalıştık. Tüm ekibime kalpten teşekkür ediyorum, Sühan en çok da sana…"

Star'ın yeni dizisi Ateş Böceği'nden yeni bir haberimiz var. İşte Ateş Böceği dizisinin ilk fotoğrafları ve detayları:

Seçkin Özdemir ve Nilay Deniz’i bir araya getiren Ateş Böceği dizisi yakında Star’da başlayacak.

Başrollerini Seçkin Özdemir ve Nilay Deniz paylaştığı dizinin oyuncuları arasında Derya Alabora, Umur Yiğit Vanlı, Belma Canciğer, Durul Bazan, Seda Güven, Berkay Tulumbacı, Alicia Kapudağ, Şebnem Dilligil, Çağrı Çıtanak, Tayra Bahar yer alıyor. Mia yapım imzalı projenin yönetmen koltuğunda ise Kiralık Aşk dizisinden tanıdığımız Barış Yöş oturuyor.

Ateşböceği dizisinin çekimleri geçtiğimiz hafta başladı.

ATEŞ BÖCEĞİ'NDE ASLI VE BARIŞ KARAKTERLERİNİN AŞKI

Bir yanda çok başarılı, çekici, fakat aşkla arasına mesafe açılmış; hayatta onu şaşırtacak bir şey kalmadığını hisseden bir boşanma avukatı: Barış (Seçkin Özdemir)… Diğer yanda ise hayat dolu, akıllı, eğlenceli, fakat ailesini geçindirmek için taksi şoförlüğü yapmak zorunda kalan, güzel bir genç kız: Aslı ( Nilay Deniz). Nam-ı diğer Ateşböceği. İkilinin yolları kesişince, hayatları değişecek ve aşk dolu bir serüvenin içine girecekler.
Çekimleri Kadırga ve Beykoz’da devam eden dizi, sıcacık aşk hikayesi ile kısa sürede izleyenlerin favorisi olacak.

Sibel Doğu'dan Show TV dizisi İçerde'ye haftanın yorumu: Sonunda be Yılmaz Brothers! Son haftalarda hakkında genelde olumsuz yorumlarda bulunduğum İçerde hakkında bu hafta ne yazsam az kalır herhalde. Haftalardır beklenen buluşma nihayet gerçekleşti ve Sarp ile Mert kardeş biz sıkıntıdan ekran başında çürümeden kardeş olduklarını öğrendi. Dizinin en temel sırrı olduğu için çabucak ortaya çıkmasını hiç beklemedim ama hep dediğim gibi onlar bu gerçeği öğrenene kadar çok sıkıcı bölümler izlettiler bize. Bu sırrın ortaya çıkmasıyla dizide tıkanan hikâyesinin de yolu açıldı çok şükür ki. Gerçi bunca bölümün deneyimiyle hala acaba ters köşeye gelir miyiz, bu muhteşem kavuşma sahnesi Kebapçı Celal’in rüyası filan çıkar mı diye de endişe etmiyor değilim. Zira dizide her olayın içinden o kadar oyun çıkıyordu ki olayların sonunda Celal Baba polis, Yusuf Müdür mafya çıksa bile şaşırmazdık herhalde. Ama bu saatten sonra bu sahneyi böyle çevirmek kendi kendinin başını kesmek olur. Şimdi hepimizin merak ettiği Sarp ve Mert’in kardeş olduklarını nasıl öğrendikleri. İlk aklımıza gelen Coşkun’dan öğrendikleri. Hikayedeki konumu gereği özellikle Mert’in ondan öğrenmesi gerekiyordu ki, ben bu gerçeğin ortaya çıkmasında Kudret’in bir payı olduğunu da düşünüyorum. Alyanak, Sarp’ı polislerden kurtarırken bu gerçeği biliyor bile olabilirler. Zaten, bölüm başından bu yana bir oyun döndüğü belliydi, Yusuf Müdür’ü öldürmekle suçlanan Sarp’ın mahkemeye götürülürken göz göze geldiği Mert ile kafa sallayararak işaretleşmesi bize ilk ipucunu verdi. O sahnede gerçeği bildiklerini anladık. O sahneden önce de Yusuf Müdür’ün öldüğü depoda olduklarını düşürsek Mert,belki de kafasına silah dayadığında da Sarp’ın abisi olduğunu biliyordu. Gerçeği tam olarak nerede öğrendiklerini kestiremiyorum ama bu arada Sarp ve Mert’ten uzaklaşarak Yusuf Müdür’e değinmek istiyorum. Onun ölümünün de planın bir parçası olduğunu düşünmek istiyorum ama Sarp’ın tek başına olduğu sahnelerde üzülüp ağlaması, intikam yeminleri etmesi, babasının düşmanın lafıyla hareket edecek kadar saftirik oğlu Gökhan’nın morgda ağlamasıyla Yusuf Müdür gerçekten ölmüş gibi görünüyor. Geçtiğimiz haftalarda baş karakterlerden Melek’in hikayeden çıktığı dizide bir önemli karakterin daha vedası bana biraz can sıkıcı görünüyor. Çıkan final haberlerine rağmen ikinci sezona uzayacak gibi görünen dizinin ikinci sezonunda da Yusuf Müdür’e ihtiyacımız vardı bence. Celal’i bitiremeden Celal’in kurşunuyla ölmesi ve bir anlamda Celal’e yenilmesi Yusuf Müdür’den çok bana dokundu vallahi. Sonu böyle olsun istemezdim. Umarım o ters köşe yine bir yerden çıkar gelir, yanında Yusuf Müdür’ü de alarak. Gerçi, hikâye gereği Sarp’ın onun yerini alması gerekiyor.(Melek’in boşluğunu da Sema mı olduracak acaba) Çünkü; artık kardeşini de bulduğuna göre Sarp’ın Celal ile meselesi daha fazla önem taşıyor. Yusuf Müdür, Sarp onun yerine gelecek diye de hikâyeden çıkmış olabilir. Ama keşke oğluna az biraz bir şeyler öğretmiş olsaydı. Gökhan, Mert ve Sarp’ın oynadıkları oyuna dahil mi tam kestiremedim ama oyunun içinde olmaktan çok oyun çevirenlerin planları doğrultusunda hareket ediyor gibi. Sarp’ın polis kaydını sildirmek Mert’in aklına geldiğine göre daha doğrusu ben bunu Mert ve Sarp’ın birlikte planladığını düşünüyorum. Bunu Gökhan’ın yapmasını sağlamış olabilirler. Çünkü; Gökhan daha çok öfkesiyle harekat ediyor gibiydi. Tüm bunlar bir yana da; genç ve mevkisi olmayan bir komiserin tek tık ile Excel dosyası siler gibi gizli soruşturmacı kaydını silmesi de umarım planın bir parçası çıkar. Mert ve Sarp’ın çatıdaki büyük kavuşma sahnesine uzun uzun değinmek istiyorum. Zira bunca bölüm beklediğimize değecek kadar duygu dolu bir sahne oldu. Bunca bölümdür aradıkları ailenin birbirleri olduğunu bilmeden birbirlerinden nefret eden, tekme tokat kavga eden kardeşlerin hasretle kucaklaşması hepimize iyi geldi. “İçerde misin Umut”, “İçerdeyim abi” replikleriyle efsaneleşen sahne türk dizi tarihinin unutulmazları arasına girdi bence. İki ana karakterin canlandırdıkları için Aras Bulut İynemli ve Çağatay Ulusoy’un performansları da birbiriyle sürekli kıyaslanıyor. Karizmasıyla polis rolüne Çağatay Ulusoy’u daha çok yakıştırsam da oyunculuk performansı olarak Aras Bulut bence hep bir adım öndeydi. Bu kavuşma sahnesinde de; yüzünde hem bunca zamandır kendisini ailesinden koparan, ailesine en büyük kötülükleri yapan adama çalışmışlığı getirdiği mahcubiyeti, Sarp tarafından kardeş olarak kabul edilip edilemeyeceğinin korkusu, karşılaşacağı tepkiyi endişeyle bekleme, pişmanlık, hüzün ve Sarp’ın Umut hitabından sonra gelen sevinci çok güzel yansıttı. Tüm bu duyguları yüzünden okumayabildik. Son yılların en başaralı erkek oyuncuları arasında yer alan Aras Bulut Iynemli’yi bundan sonra da güzel projelerde görmeye devam etmeyi temenni ederim. Zira, başarıyı devam ettirmek de ayrı bir başarıdır. Yolunun açık olmasını dilerim. Şimdi benim büyük bir heyecanla beklediğim sahne; Mert’in yani Umut’un Füsun ile buluşması. Bunca bölümdür anne ve evlat hasreti çeken iki karakterin kavuşmasını ve en çok da Mert’in Füsun’a ilk kez anne diyeceği sahneyi merakla bekliyorum bir sonraki bölümde. Şimdi Mert ve Sarp’ın yani Coşkun’un deyimiyle Yılmaz Brothers’ların birlik olduğu bölümlere geldik. Bu bölümleri büyük bir heyecanla bekleyen bir izleyici olarak dizide kaybettiğim heyecanı yeniden bulmuş olmanın sevincini yaşıyorum. Zira; Yılmaz Brothers’ların yastığın altına kurşun bırakıp Celal’i belli etmese de korkudan titretme oyunları çok güzeldi. Burada merak ettiğim nokta; artık abisinin yerine içerde olan Mert’de Sarp gibi resmi görevde mi? En son polislikten uzaklaştırılmıştı. Eğer resmi görevde değilse bulacağı delilin bir anlamı kalmıyor. Ama onun polislikten uzaklaştırılmasını da bir şekilde Sarp’ın akademiden atılmasına benzetip güven kazanmak için yaptık şeklinde bağlayacaklardır herhalde. Mert zaten vicdanen Celal ile olan bağlarını kopardığı ve artık ona karşı olduğu için karanlık tarafa geçmeyecektir. Ve işin sonunda polisliğinin yanmamış olmaması gerektiği için bir şekilde Sarp gibi gizli görevde olması gerekiyor. Bu hafta güzel bir bölüm izledik. Bir sonraki Pazartesi’yi hevesle bekliyorum.