Bahar'ın ölümünün ardından Kalp Atışı'na Dizi Gazete yorumu

Eyl 18, 2017

DiziGazete.com Yazarı Evrin Araç Show TV dizisi Kalp Atışı'nı yorumladı.

İşte Evrin Araç'ın o yazısı:

KALP ATIŞI 11. BÖLÜM YORUM

“Üzerine toprak atılan sadece Bahar değildi.”

Eylül son yaşadıklarından sonra yalnızlaşıyor…
Bahar karakterinin ölmesiyle oluşan karakter açığı; Eylül’ün kardeşi rolüyle olaylara dâhil olan İpek karakteriyle doldurulmuş. Karakterin ilk izlemine bakıldığında Eylül’e rakip olabilecek seviyede oluşturulduğu görülüyor. Duruşu, hastaya müdahale edişiyle becerikliliği, kendine olan güveni Eylül ile oldukça benzerlik göstermekte ve ileride onu zorlayacak izlenimini de vermekte. Ne kadar kurmaca olduğunu bilsek de; ilk bölümlerde fazlasıyla kusursuz işlenen ve benzeri olmayan gibi gösterilen Eylül karakterini zorlayıcı bir unsurun oluşturulması bu mükemmelliği kıracak gibi…

Hatalarıyla, kusurlarıyla üç boyutlu karakterler yaratılması daha gerçekçi bir etki bırakılmasına katkı sağlar. Mesela Eylül, Selim’in kendisini korumak için bulaştığı son duruma ortak olabilir, ameliyatta bulunabilir. Bu arada Mehmet’in sürekli Selim’i zor duruma sokması ve Selim’in ona sinirli tavırları gayet hoş duruyor. Sadece herkesin Eylül için çırpınması ya da ona karşı intikam duygusu besleyenlerin çoğalması; bunların ikisi de çok uç ve bir noktadan sonra bunaltıcı olabilir. Bunların da dengede tutulmasından yanayım. Mesela Eylül’ün dört dörtlük izlenimi bunun baş örneği: Hastalar bile ilk karşılaşmadan itibaren Eylül’ün becerisinden fazlasıyla etkileniyor. Hastalara gereksiz diyaloglar yükleyerek Eylül karakteri ile ilgili mesaj verme kaygısına daha fazla bulaşılmamalı çünkü çok yapay duruyor.

Diğer yandan keşke Eylül’ün karşısına çıkacak dişli rakibi, içten bir unsur yerine yabancı, kan bağı olmayan biri olsaydı çünkü dizilerde fazlasıyla iki kardeşin aynı adama yönelmesi tarzında durumları sıklıkla görüyoruz. Umarım bu iki karakterin birbirine olan özlemlerini de yansıtırlar. Gerçi İpek karakterinde Eylül’e karşı bir hayranlık da söz konusu, bira yandan onun gibi mesleğine bağlı. En azından oyuncunun performansından bu çıkarım yapılabilir.

Bahar’ın ölümüne en yerinde tepki, Fatih’ten geliyor. İçten içe sevdiği kadına bağlanmış bir karakterin öfkesini dışa vurması gayet normal ki zaten Bahar’a olan platonik aşkının gücü, önceki bölümlerde de sezdirilmişti.
Açıkçası Ege Kökenli’nin ayrılması senaryo açısından biraz kötü gibi dursa da silik bir karakterdi, sonlara doğru ön plana çıkmıştı. Kalsaydı da karakterin güçlendirilmesi gerekebilirdi.

Son olarak başrollerin uyumu, performansı ve dizinin çekim tekniklerinin, kurgusunun katkısıyla başarılı bir işin ortaya çıktığını düşünüyorum. 10. Bölümün sonundaki vertigo efektin kullanılması da güzel bir ayrıntı katmıştı. Genel olarak oyuncu seçimleri oldukça yerinde yapılmış, buna kadroya yeni katılan olan Merve Çağıran da dâhil.